Muridan
Amelsiz Âlimler

Amelsiz Âlimler

Eğer basiret gözüyle baksalardı, ilmin ikiye ayrıldığını görürlerdi: Muamele ilmi ve Allah’ı ve sıfatlarını bilme yani Mükâşefe ilmi.

  Bir grup, dinî ve aklî ilimlerin temellerini öğrenip bunlarda derinleşmişlerdir. Tamamen bu konularla meşgul olduklarından, azalarını göz önüne alarak onları günahlardan koruyup iyiliklere yönlendirmeyi ihmal ederler. İlimleriyle mağrur olur ve Allah katında kendilerinin yüksek bir dereceye sahip olduklarını ve ilimde, Allah’ın kendilerine azap etmeyecek, bilakis insanlar hakkındaki şefaatlerini kabul edecek ve hata ve günahlarından dolayı kendilerine hesap sormayacak bir dereceye ulaştıklarını zannederler. Onlar aldanmışlardır.

  Eğer basiret gözüyle baksalardı, ilmin ikiye ayrıldığını görürlerdi: Muamele ilmi ve Allah’ı ve sıfatlarını bilme yani Mükâşefe ilmi. Muamele ilmi, amaçlanan hikmetin tamamlanması için gereklidir. Bu hikmet, helal ve haramın, övülen ve yerilen huyların bilgisine göre davranmaktır. Onlar, kendisi hasta olup, hastalığını tedaviye gücü yettiği halde bunu yapmayarak başkasının tedavisiyle uğraşan doktora benzerler. İlacı anlatmakla hiç şifa hâsıl olur mu? Heyhat! İlaç ancak zararlı şeylerden korunduktan sonra içene fayda verir. Onlar şu âyetin farkında değiller:

  “Nefsini tezkiye eden kurtulmuş; onu kötülüklere gömen de ziyana uğramıştır.” (Şems 91/9-10)

  Allah Teâlâ burada; “Onun nasıl tezkiye edileceğini bilen, bunun kitabını yazan ve insanlara öğreten kurtulur” buyurmamıştır.

  Onların şu hadislerden de haberleri yoktur:

  “Kimin ilmi arttığı halde istikâmeti artmazsa, onun ancak Allah’a olan uzaklığı artar.” (Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, 4/ 52; Dârimî, Mukaddime, 34)

  “Kıyamet günü insanlardan en şiddetli azaba uğrayacak kişi, Allah’ın kendisini ilmiyle faydalandırmadığı âlimdir.” (Beyhakî, Şu’abu’l-îmân, 2/285; Taberânî, el-Mu’cemu’s-Sağîr, 1/305; Kuzâ’i, Mûsnedü’ş-Şihâb, 2/171; Münâvî, Feyzu’l-Kadîr, I, 518)

  Bu manada daha pek çok hadis vardır. Gerçekten bunlar aldanmış durumdadırlar. Biz onların haline düşmekten Allah’a sığınırız. Kesinlikle dünya sevgisi, nefislerine olan düşkünlükleri ve geçici huzuru arzulamaları onları mağlup etmiştir. Onlarsa, ilimlerinin, amelleri olmasa dahi kendilerini ahirette kurtaracağı kuruntusuna kapılmışlardır.

  Hafezanallâh...

Top