ŞİİRLER

SON EKLENENLER

4 Hacı Bayram-ı Velî (k.s)
4 Meşhur Sûfîler, Muhammed b. Fazl (v.329/940)
4 Sabah Namazı Şahidlidir
4 Vav Gibi Olmak
4 Halk İçinde Hakk İle Olmak
4 Nefis ve İnsan Rûhu, İ.Gazalî
4 Tasavvufî Istılahlar, Sabır
4 Vahyin Geliş Şekilleri
4 Hak Bir Gönül Verdi Bana
4 Bu Ümmetin Emîni

ANKET

Size göre Tasavvuf yollarının günümüzdeki durumu nasıldır?
Seçenekler
Bu işi bilmeyenler çoğunluktadır.
Çoğu tasavvuf okulu amacının dışına çıkmıştır.
Doğru olduğu halde doğru temsil edilememişlerdir.
İlk günkü gibi dosdoğru olanlar da vardır.

Sonuçları Göster

LİNKLER

ZİYARETÇİ SAYACI

Bugün 485
Toplam 1434675
En Fazla 3498
Ortalama 658
Üye Sayısı 1380
Bugün Üye Olan 0

ÜYE GİRİŞİ


Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

MÜRİDAN

New Page 1
 
Şeyhine İtaatsizliğin Sonu
Bookmark and Share
Şeyhlerin kalplerini hıfzetmek, onlara karşı saygılı ve edepli olmak, kendilerinden zuhur eden şeyleri kabul etmek, hiçbir hususta itirazda bulunmamak demektir. Şeyh; yaşlı, ihtiyar, pîr, hoca, mürşid ve rehber gibi manalara gelir.
31/01/2010

Allah Teâlâ, Musa’nın Hızır (a.s) ile olan kıssasında:

“Sana öğretilen rüşdü (ilmi) bana talim etmek şartı ile sana tâbi olayım mı?” (Kehf, 18/66) buyurmuştur.

Bir gün Hz. Musa, Hızır ile arkadaşlık etmek istedi. O da kendisine muhalefet etmemesini ve herhangi bir hükmüne itirazda bulunmamasını Musa’ya şart koştu. Musa (a.s.) Hızır’a muhalefet edince, birincisinde ve ikincisinde Hızır onu müsamaha ile karşıladı, fakat üçüncüsünde ondan ayrılmak istedi ve:

“İşte bu benimle senin ayrılacağımız noktadır.” (Kehf, 18/78) dedi. Zira üç sayısı kılletin (çoğul olmayan sayıların) son haddi, kesretin ise ilk haddidir.

Rasûlullâh (s.a.s) buyurmuştur ki:

“Bir genç, bir ihtiyara yaşından ötürü ikram eder ve hürmet gösterirse, o genç yaşlandığı zaman ona ikram ve hürmet edecek birini Allah Teâlâ her halükârda var eder.”

Üstad Ebu Ali Dakkak’ın (r.a) şöyle dediğini işitmiştim:

“Her ayrılışın başlangıcı muhalefettir.” Üstad demek ister ki:

Şeyhine muhalefet eden bir kimse artık onun tarikatı üzerinde devam edemez. Aynı bölgede yaşama hâli onları bir arada toplasa da aradaki alâka ve rabıta kesilir. Bir kimse bir şeyh ile sohbet eder, ona mürit olur, sonra kalbi ile ona itiraz ederse sohbetteki ahdini bozmuş olur. Onun için de üzerine tevbe vacip olur. Hâlbuki şeyhler:

“Hoca ve üstadlara itaatsizliğin ve saygısızlığın tevbesi yoktur” derler.

Şeyh Ebu Abdurrahman Sülemî’nin şunu anlattığını işitmiştim:

“Şeyhim Üstad Ebu Sehl Sulûkî hayatta iken Merv’den çıkmıştım. Oradan ayrılmadan evvel sabahları Kur’an’ı tedris ve hatmetme meclisleri kurulurdu. Dönüşümde gördüm ki, bu meclis kaldırılmış, bunun yerine (muganni) Ebu’l-Affânî için aynı vakitte (teğanni ve) semâ meclisi kurulmuştu. Bunu görünce içime bir itiraz hissi girdi. Kendi kendime: ‘Hatim meclisi yerine ilâhi meclisi kurulmuş’ dedim. Bir gün şeyhim bana dedi ki: ‘Ey Sülemî! Halk benim hakkımda ne söylüyorlar? ‘Ne diyecekler, hatim meclisini kaldırdı, ilâhî ve semâ meclisini kurdu, diyorlar’ dedim. Bunun üzerine şeyhim: ‘Kim üstadına niçin? derse ebediyyen felâh bulamaz’ dedi.”

Cüneyd’in şöyle dediği bilinmektedir:

“Bir gün şeyhim Serî’nin yanına vardım. Bana bir şey emretti, ben de derhal istediğini yaptım. İşini görüp geri geldiğim zaman elime bir kâğıt parçası verdi, onda şöyle yazıyordu: ‘İrtibatı kesersin ve beni terk edersin, endişesi beni ağlatmakta.” (Mürit, Allah ve şeyhim beni terk edebilir korkusu içinde yaşamalıdır.)

Ebu Hasan Hemedâni Alevî’nin şöyle dediği hikâye edilir:

“Bir gece Cafer Huldî’nin yanında idim, evimdekilere tandıra bir kuş sarkıtmalarını emretmiştim. Aklım hep tandırda kızaran kuşta idi. Cafer: ‘Bu akşam bizde kal’ diye teklif etti. Mazeret beyan ettim ve evime döndüm. Semiz kuş tandırdan çıkarıldı ve önüme konuldu. Bu sırada kapıdan bir köpek içeri girdi ve orada bulunanların gafletinden istifade ederek kuşu kaptı, götürdü. Kuş kızarırken yağının içine aktığı tava önüme getirildi,- fakat hizmetçinin eteği tavanın sapına takıldı ve yağ da döküldü. Sabah olunca Cafer’in yanına gittim. Beni görür görmez: ‘Bir kimse şeyhlerin kalbini muhafaza etmez ve hatırlarını hoş etmezse, ona bir köpek musallat kılınır ve ondan ezâ görür’ dedi.”

İbn Bistamî babasından şunu nakletmiştir:

“Şakîk Belhî ile Ebu Türab Nahşebi, Bayezid Bistamî’yi ziyaret etmişlerdi. Sofra hazırlanmıştı. Şakik ile Ebu Türab, Bayezid’e hizmet eden bir gence: ‘Delikanlı gel, yemeği beraber yiyelim’ dediler. Genç: ‘Ben orucum’ dedi. Ebu Türab: ‘Gel bizimle ye, bir ay oruç tutmuş kadar sevap alırsın’ dedi. Fakat genç bu teklifi reddetti. Sonra Şakîk: ‘Gel, bizimle, ye, bir sene oruç tutmuş kadar sevap kazanırsın’ dedi. Fakat genç bu teklifi de kabul etmedi. Bunun üzerine Bayezid Bistamî: ‘Allah Teâlâ’nın gözünden düşen şu herifi ne davet edip durursunuz’ dedi. Bundan bir sene sonra bu genç hırsızlığa başladı. Onun için yakalandı ve eli kesildi.”

Üstad Ebu Ali’nin şunu anlattığını işitmiştim:

“Sehl b. Abdullah, Basra’da ekmekçilik yapan bir adamı veli olarak vasf etmişti. Sehl b. Abdullah’ın müritlerinden biri bunu işitti, ekmekçiye iştiyak duydu. Basra’ya gitti, ekmekçi dükkânına vardı. Adamı ekmek pişirirken gördü, adam hararetten korunmak için yüzüne peçe çekmişti. O zaman ekmekçilerin âdeti böyle idi. Kendi kendine: ‘Bu adam veli olsaydı peçesiz bile olsa ateş saçını, sakalını yakmazdı’ dedi. Sonra adama selam verdi. İstifade için sual sordu. Fakat somuncu: ‘Sen beni küçümsedin, sözlerimden istifade edemezsin’ dedi ve onunla konuşmaktan kaçındı.” (Böylece şeyhe muhalefet etmenin ve tam güvenmemenin cezasını çekti.)

Sonra o mürit, Ebu Osman’a geldi ve durumu anlattı. Ebu Osman:

“O zatı nasıl buldun?” dedi.

“Zannettiğim gibi bulmadım” dedi. Ebu Osman:

“O halde sen onu küçümsedin, bir kimse bir kimseyi küçümserse ondan istifade etmekten mahrum kalır. Hemen hürmetle ona dön, dedi. Abdullah Râzi derhal geri döndü ve onu ziyaret ederek istifade etti.”

Meşhurdur ki: Amr b. Osman Mekkî, Hüseyn b. Mansur Hallac’ı bir şey yazarken gördü ve:

“Ne yapıyorsun?” diye sordu.

“Şununla Kur’an’a muarazada bulunuyorum” diye cevap verince, Ebu Osman ona beddua etti ve kendisini terk etti. Şeyhler derler ki, uzun müddetten sonra Hallac’ın başına gelen hadiselerin sebebi bu şeyhin ona beddua etmiş olması idi.

Üstad Ebu Ali’nin (k.s) şöyle dediğini işittim:

“Belh halkı Muhammed b. Fadl’ı memleketlerinden kovunca, O:

“Allah’ım! Bunları sıdk ve doğruluktan men eyle” diye beddua etti, ondan sonra Belh’te sıddîk yetişmedi.”

Ahmed b. Yahya Ebîverdi’nin şöyle dediğini işitmiştim:

“Şeyh bir kimseden (müritten) razı olursa; şeyhi tazim hissi kalbinden zail olmasın, diye o kimse bunun mükâfatını şeyhin sağlığında görmez, şeyh vefat edince Aziz ve Celil olan Allah bu rızânın karşılığını ona ihsan eder. Aynı şekilde şeyh bir kimseden üzülür ve kırılırsa; şeyh o zata merhamet etmesin, diye (kerem ve acıma hissi velilerin cibilliyetinde mevcuttur) şeyh hayatta iken o kimse bunun cezasını çekmez. Şeyh vefat edince bunun karşılığını görür.”

 

Kuşeyrî Risâlesi


 
 
   
Yazdır

 

 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER YAZILAR

4

31/03/2012 Seni Görmediğimiz Halde... Mevlânâ

4

19/01/2012 Hırka Giymek, Sühreverdî (k.s)

4

25/12/2011 Tasavvufun Menşei ve Gelişmesi, es-Sülemî

4

19/12/2011 Edebi Terk Eden..., Sülemî Risâlesi

4

25/10/2011 İntisâbsız Zikretmek-Fikretmek, Dağıstânî

4

19/10/2011 Mesnevî'den... Ben Bir Aynayım

4

28/09/2011 Âlimlerin Mürşide İhtiyacı, Dağistanî (k.s)

4

28/09/2011 Mesnevîden... Hz. Ömer ve Romalı Elçi

4

23/09/2011 Sûfilerin Ahlakı, Sühreverdî (k.s)

4

26/08/2011 Alvarlı Efe Hazretleri (k.s)

4

23/07/2011 Âşık Öldüren Mescid

4

19/06/2011 Mevlânâ'dan...

4

11/05/2011 Son Nefeste İman

4

07/05/2011 Mevlânâ Hazretlerinin (k.s) Vecde Gelişi

4

06/03/2011 Aşk Damlaları

4

11/02/2011 Ey Gönül ! Mevlânâ'dan...

4

01/02/2011 Ben, Sizi Sizsiz İsterim, Hz. Mevlâna

4

14/01/2011 Horasan Erenleri, Prof. Mustafa Kara

4

09/01/2011 Sûfilere Göre Evlilik ve Bekarlık

4

28/11/2010 Can Çekişme Anı, İmam Gazâlî (k.s)

4

23/11/2010 Ahmed Yesevî'de Aşk-ı Rasûl

4

18/11/2010 Sûfilerin Ahlakı, Sühreverdî (k.s)

4

14/11/2010 Gerçek Hacc

4

28/10/2010 Mal Sahibi Mülk Sahibi... - Prof. M.Kara

4

21/10/2010 Uzlet Hayatında Öğrendiklerim, İ.Gazalî (k.s)

4

12/10/2010 Fakirliği Satın Alma

4

11/10/2010 Veliler Sofrası, 41. Nasihat

4

07/10/2010 Sûfî Görünenler, Sühreverdi (k.s)

4

26/09/2010 Hz. Mevlânâ'dan - Mürşid-Mürid-İlahî Aşk

4

16/09/2010 Tasarrufta Bulunmak

4

29/08/2010 Râbıtada Gâye

4

19/08/2010 Anlayış Makamı, Sühreverdî (k.s)

4

05/08/2010 Hz. Âişe'nin Zühdü (r.anhâ)

4

22/06/2010 Kendini Aşmanın Yolu, İ.Gazalî (k.s)

4

02/06/2010 Sûfî Kimdir? İ.Gazalî

4

13/05/2010 Tasavvuf Nasıl Bir Yoldur?

4

24/04/2010 Riyâzet ve Nefsânî Şehvet

4

19/04/2010 Fenâfi'r-Rasûl

4

14/04/2010 Gazalî'ye Göre Muhabbet/Işk

4

04/04/2010 Latâif...

4

21/03/2010 Mürşidine Hizmet Edebi

4

17/03/2010 Aldanan Sûfîler (2)

4

06/03/2010 Aldanan Sûfîler (1) İ.Gazalî

4

31/01/2010 Şeyhine İtaatsizliğin Sonu

4

01/01/2010 Heybet ve Üns - Kuşeyrî

4

21/12/2009 Gecenin Son Bölümü - el-Mekkî

4

05/12/2009 Küçümseme Hastalığı

4

09/11/2009 Hz. Eyyûb’un (r.a) Zühdü

4

06/11/2009 Kalıp ve Kalp - İ. Gazalî

4

01/11/2009 Ve Âtinâ Mahabbeteke...

4

30/10/2009 Üveys el-Karânî’nin Zühdü

4

20/10/2009 Îsâr

4

18/10/2009 Ahmed Kuddûsî (kaddesallahu sırrahu’l-azîz)

4

17/10/2009 Âhiret Hayatına Hazırlık

4

10/10/2009 Hz. Ali’nin (k.v) Zühdü

4

01/10/2009 Ma‘rifet

4

30/09/2009 Yokluğa Ulaşmak

4

25/09/2009 Nefse, Nasıl Davranmalı?

4

25/09/2009 Gören Gözle Bakmak

4

04/09/2009 Kabir Azabı Hakkında… İmâm Gazâlî

4

02/09/2009 Hz. İbrahim’in (a.s) Zühdü

4

13/08/2009 Haçkalı Baba (k.s)

4

06/08/2009 Orucun Sırları ve Bâtınî Şartları

4

30/07/2009 İman-İmtihan Münasebeti

4

15/07/2009 Nefsle Cenk Usûllü

4

18/06/2009 Tevbe ve İstiğfar

4

06/06/2009 Kimlerle Arkadaş Olunur?

4

22/05/2009 Sırrı İfşâ Etmek

4

17/05/2009 Gözün Takvası

4

09/05/2009 Kalbin Hakikati

4

03/05/2009 Sevgiyle...

4

28/04/2009 Tasavvuf Aslında Ashabın Yaptıklarıdır, Yoludur!

4

26/04/2009 Sûr’a Üfürmek ve Kabirden Kalkmak

4

15/04/2009 E.Rumî, Riyazet ve Nefsânî Şehvet

4

08/04/2009 el-Mekkî, Niyetle İlgili Meseleler

4

07/04/2009 Eşrefoğlu Rûmî... Gaflet

4

05/04/2009 Tasavvufi Hallerden VECD

4

23/03/2009 Gören Gözle Bakmak

4

23/03/2009 Tevekkül-i Aslî - Ebû Tâlib el-Mekkî (ks)

4

20/03/2009 Eşrefoğlu Rûmî... IŞK

4

18/03/2009 Kendini Bilmek, Allah’ı Bilmenin Anahtarıdır

4

15/03/2009 Er-Refik Sümme't-Tarik "Önce Arkadaş, Sonra Yol"

4

07/03/2009 Tasavvufun Merhaleleri ve Mevlânâ

4

04/03/2009 Ölümü Hatırlamayı Kalbe Yerleştirmenin Yolları

4

28/02/2009 Tasavvuf Aleminin Kişilikleri

4

25/02/2009 Kibir ve Âfetleri

4

21/02/2009 Gönül Âlemi

4

17/02/2009 Tefekkür-i Mevt

4

14/02/2009 Kimlik Arayışları

4

07/02/2009 Evvâh Olan Kullar, Zülcenâheyn

4

06/02/2009 İlhamla Öğrenim

4

28/01/2009 O'nunla Olmak

4

19/01/2009 Şekle Aldananlar

4

31/12/2008 Amelsiz Âlimler

4

26/12/2008 Tasavvuf Zühddür

4

19/12/2008 Ölümü Hatırlamanın Fazileti ve Bu Husustaki Teşvikler

4

19/12/2008 Gece İbadetini Kolaylaştıran Bâtinî Sebepler

4

18/12/2008 Pirimizden -Kalbin Hastalığı

4

16/12/2008 Gece İbadetine Kalkmayı Kolaylaştıran Zâhirî Sebepler

4

16/12/2008 Pirimizden -Ölmeden Evvel Ölmek
 
New Page 1
BANT YAYINI

DUYURULAR

8 2012-05-17
Makaleler
Kıymetli ziyaretçilerimiz, Avrupa İlahiyat Fakültesi rektörü saygıdeğer Abdullah DEMİRCİOĞLU Efendi Hz.lerinin birbirinden değerli, mana yüklü yazılarını sitemizden takip edebilirsiniz.

PEYGAMBERİMİZ
HZ.MUHAMMED (S.A.V)

KÂDİRÎ SİLSİLESİ

GAVSULAZAM
ABDULKADİR GEYLANİ HZ.

HACI MUSTAFA
HAYRİ MALATYAVİ (K.S)

ABDULLAH DEMİRCİOĞLU
HOCAEFENDİ

TASAVVUF MEKTEBİ

KERAMETLER VE
MENKIBELER

TASAVVUF YOLUNA
GİRMEK İSTİYORUM

O ve BEN

SİZDEN GELENLER

TASAVVUF
KÜLTÜR ve SANATI

KİTAP TANITIMI

Muhyiddin İbn Arabi'nin Günlük Duaları
Yaşayan Kur'an
Sana Esirim

BİR AYET

"Bu dünya hayatı ancak bir eğlence ve oyundan ibarettir. Ahiret yurduna gelince, işte gerçek hayat odur. Keşke bilselerdi!"

( Ankebut - 64)

BİR HADİS

"Allah'ım! Senden Seni sevmeyi, Seni sevenleri sevmeyi ve Senin sevgine ulaştıran ameli yapmayı isterim. Allah'ım! Senin sevgini, bana canımdan, ailemden ve soğuk sudan daha sevgili kıl."
Tirmizî, "Deavât", 73

MÜRŞİDİMİZDEN

Zikrullah'ın tadı başka hiç bir şeyde yoktur.

( Abdullah Demircioğlu)

FOTO ALBÜM

ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞ
ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞİV  |  ZİYARETÇİ DEFTERİ  |  İLETİŞİM
HOME

desing : canliyayin.org

 2006 © MURİDAN