Yakîn sýfatý þeyh-i kâmildir, güzel ve doðru zanlar ise onun müritleridir. Yakîn sahibi þeyh olursa o kâmil, büyük ve âlemin en büyüðü, zamanýn Mehdi’si olur.
Derviþler bir tek vücut hükmündedirler. Yani sâlikler bir bütündürler.
Sülukta, bir þeyin gerçeðine olduðu gibi ermek, yani her türlü þüpheden kurtulmak demek olan yakîn de lazýmdýr. Üç derecedir: Ýlme’l-yakîn bilgiyle, ‘Ayne’l-yakîn görmekle, Hakka’l-yakîn ise oluþla meydana gelir.
Aþk
Bütün maddî ve manevî sevgi ve baðlarýn hepsi, gerçekte Allah’ý sevmek ve bilmektir.
Gerçek aþýða aþktan baþka her þey haramdýr.
Ýnsan birine âþýk olduðu zaman ne zilletlere katlanýr! Sevgilisine kavuþmak için her þeyini feda eder. Âþýk için de Peygamber’in ve Allah’ýn aþký bundan aþaðý mýdýr?
Âþýkla maþuk arasýnda tam bir teklifsizlik bulunmasý ne güzel þeydir!
Ýnsan her zaman göremediði, iþitemediði ve düþünemediði bir þeye âþýktýr. Mecnun Leyla’nýn hayaline âþýktýr. Mecazî bir sevginin hayali ona böyle bir tesir yaparsa, gerçek Sevgili’nin aþýða kuvvet, kudret baðýþlamasýna hayret etmemek gerekir.
Sûret aþkýn fer’idir; çünkü aþk olmadan suretin deðeri yoktur. Aþk, sureti meydana getirir.
Allah aþký ve muhabbeti her þeyin içinde vardýr. Ýnsan kendisini yarataný nasýl sevmeyebilir? Bu sevgi onun özündedir; fakat bir takým engeller bunu duymasýna mani olur. Her þeyin sonu O’na varýr. Yani artýk insan her þeyi Allah için sever, baþkasý için O’nun talebinde bulunur ve bu aþk böylece Allah’ta nihayetlenirse, sonunda Allah’ýn zatýný da bulur.
Ahiret de, Hakk da, dostluk ve muhabbet de gizlidir.
Aslolan, sevmektir. Ýnsan kendisinde bu hissi duyunca, onu arttýrmak için çalýþmalýdýr.
Vücutlarýmýz bir kovan gibidir; bu kovanýn balý ve mumu da ALLAH AÞKIDIR…