Fitneye tutulmuþ çarpýk kimselerin zannetiði þeyler melametilerde yoktur.
“Kalenderiyye”, kalp temizliðinin verdiði sarhoþlukla dini hudutlarý bozan, bir arda oturma ve birlikte olma konusundaki her türlü kayýtlarý ve adabý ortadan kaldýran gruptur.
Allâh ile beraber olduðuna inandýklarý kalplerinin güzelliði ve temizliði ile yetinirler.
Kimisi ibahilerin yolunu tutarak içlerinin Allâh’a ulaþtýðýný iddia ederek, bunun da ulaþýlmasý gereken hedef olduðunu savunmuþlardýr.
Dinin reddettiði her þey zýndýkadan baþka bir þey deðildir.
Aldatýlmýþ olan bu tür kimseler, þeriatýn kulluðun gerektirdiði bir hak ve vecibe, hakikatin da kulluk görevinin inceliklerine vakýf olmak, demek olduðunu bilemediler.
Hz. Ömer (ra): “Kendisini töhmet altýnda býrakacak duruma sokan kimse, bu yüzden hakkýnda da kötü düþünen kimseleri kýnamasýn.”
Allâh (c.c.) her hangi bir þeye hululdan münezzeh olduðu gibi, kendisine de her hangi bir þeyin hululünden münezzehtir.
Hakikat derecesine ermiþ bazý muhakkiklerin, sohbetlerinde duyduklarý gibi konuþmaya ve yanlýþ anlamaya sebep olacak sözler söylemeye cesaret etmelerinin sebebi, uzun muamele ve mücahade neticesinde zahiri ve batýni olarak bu sözlerin kendilerine gelmesi, sufiye topluluðunun esaslarý olan takvada sadakat, dünyaya karþý gösterilen zühd ve kemal gibi prensiplere sýmsýký sarýlmalarýdýr.
Sühreverdî, Avârifü'l-Maârif