Adam dedi ki “Huzurundan vedalaşıp çıktım, döndüğüm zaman Şiblî bana sordu”
- Haccettin mi?
- Evet
- Haccetmek için ne amel yaptın?
- Guslettim, ihrama girdim, iki rekat namaz kıldım ve telbiye (hacıların “lebbeyk allâhümme lebbeyk” demesi) ettim.
- Bununla haccı akdettin mi? (İhrama girmişsen önceki akitlerini bozdun mu)
- Evet
- Peki yaratıldığından beri bu akdine muhalif bütün akitleri bozdun mu?
- Hayır
- Sen akdetmemişsin (bağlanma)
- Sonra elbiseni çıkardın mı?
- Evet
- Yaptığın her işten de soyundun mu?
- Hayır
- Sen elbiseni çıkarmamışsın.
- Sonra temizlendin mi?
- Evet
- Bu temizlenmenle sende bulunan her illeti giderdin mi?
- Hayır
- Sen temizlenmemişsin.
- Sonra sen telbiye ettin mi? (buyur geldim dedin mi)
- Evet
- Aynen telbiyenin cevabını aldın mı? (cevap; Hakk’ın o şuurun sende olması)
- Hayır
- Sen telbiye etmemişsin.
- Sonra sen Harem’e girdin mi?
- Evet
- Hareme girmekle her haramı terk etmeye ahdettin mi? (Harem, korunan yer anlamındadır. Yasak bölge, korunmuş yer)
- Hayır
- Sen hareme girmemişsin.
- Sonra Mekke’yi gördün mü?
- Evet
- Mekke’yi görmekle Allah’dan sana bir hal geldi mi? (Mekke, emin belde)
- Hayır
- Sen Mekke’yi görmemişsin
- Kabe’yi gördün mü?
- Evet
- Allah için kastettiğin gayeye erdin mi?
- Hayır
- Sen Kabe’yi görmemişsin
- Hacer’i Musafaha (el sıkışma) ettin mi?
- Evet
- Hani denilir ki Hacer’i musafaha eden Hakk’ı musafaha eder. Hakkı musafaha eden de güven mahallindedir. Binaenaleyh sende güven alameti gördün mü?
- Hayır
- Sen Hacer’i musafaha etmemişsin
-İki rekat namaz kıldın mı?
- Evet
- Allah Azze ve Celle’nin önünde durur gibi, olduğun yerde durup niyetini O’na gösterdin mi?
- Hayır
- Sen namaz kılmamışsın
- Safa’ya çıkıp orada durdun mu? (halka nisbet edilen sıfatlardan soyunma)
- Evet
- Ne amel ettin
- Orada tekbir ettim
- Safa’ya çıkmakla sırrın saflaştı mı? Rabbini tekbir etmekle ekvân (varlıklar, âlemler) gözünde küçüldü mü?
- Hayır
- Sen Safa’ya çıkmamışsın ve tekbir de etmemişsin. (Kabe’yi selamlama)
- Sa’yinde hervele (koşma) ettin mi?
- Evet
- O’ndan O’na kaçtın mı?
- Hayır
- Sen hervele (iki yeşil ışık arasında koşma) ve Sa’y (yürüme) etmemişsin.
- Merve’de durdun mu?
- Evet
- Merve’de iken üzerine huzurun indiğini gördün mü? (ilahi isim ve sıfat kadehlerinden doya doya içmek)
- Hayır
- Sen Merve’de durmamışsın
- Arafat’a çıktın mı? (hak makamında bulunmak)
- Evet
- Halk edildiğin ve varacağın yeri bildin mi? Bildin mi ki Rabbin kimdir ve inkâr etmekte olduğun o Zatı Kibriya kimdir? Ve Hak sana, havassı aşina kıldığı bir hal gösterdi mi? (men arefe sırrına işaret)
- Hayır
- Sen Arafat’a çıkmamışsın.
- Şeytana taş attın mı?
- Evet
- Sendeki cehaleti attın mı ve bu suretle sende ilim zuhur etti mi?
- Hayır
- Sen taş atmamışsın.
- Ziyaret ettin mi? (Hacc ettin mi)
- Evet
-Sana Hakikatten bir şey keşfedildi mi? Yahut ziyaret sebebiyle ikramların arttığını gördün mü? Çünkü Rasûlullah (s.a.s) şöyle buyurmuştur; “Hacılar ve Umre yapanlar, Allah’ın ziyaretçileridir. Ziyaret edilenin kendisini ziyaret edene ikram etmesi bir Hak’dır.”
- Hayır
- Sen ziyaret etmemişsin
-İhlal (bozma, sakatlama) ettin mi?
- Evet
- Helal yemeğe azmettin mi?
- Hayır
- Sen ihlal etmemişsin.
- Veda ettin mi?
- Evet
- Nefsinden ve ruhundan bil-külliye çıktın mı?
- Hayır
- Sen veda etmemişsin, hacc da etmemişsin.