• Ey gönül! Ýþlediðin suçlara, kusurlara karþýlýk Hakk’tan özür dilemek için neler düþünüyorsun? O’ndan sayýlamayacak kadar lütuflar, iyilikler, ihsanlar, vefalar gelmede. Senden de bunca hatalar, kusurlar, cefalar görünmede...
• O’nun tarafýndan, bunca keremler, senden ise manasýz aykýrý iþler; O’ndan pek çok nimetler, senden ise sayýlamayacak kadar çok hatalar, suçlar, günahlar...
• Senden bunca haset, bunca kötü düþünce, bunca dedikodu… O’ndan ise bunca ihsan, bunca lütuf, bunca iyilikler.
• Yaptýðýn kötülüklerden, iþlediðin günahlardan piþman olup da candan “Allah” dediðin zaman, seni belalardan kurtarmak için senin imdadýna yetiþen, sana o duyguyu veren, kendini hissettiren O’dur.
• Ýþlediðin günah yüzünden korkuyorsun, kurtulmaya çareler arýyorsun. Bir daha iþlememeye karar veriyorsun, iþte o anda bu duygularla için karýþtýðý, kendinden utandýðýn, kendini ayýpladýðýn, vicdanýn sýzladýðý zaman düþünmüyor musun? Bu duygularý sana veren, bu piþmanlýða seni düþüren, senin içindedir. Sana çok yakýndýr. O’nu sen ne diye kendinde, kendi içinde göremiyor, hissedemiyorsun?
• O, seni bazen yaratýlýþýna, kötü tabiatýna býrakýr. Seni gümüþ, altýn, kadýn sevdasýna düþürür. Bazen de canýna Hz. Mustafa’yý hayal etmenin nurunu verir de içini aydýnlatýr.
• Seni bazen bu tarafa çeker, iyi adamlara katar, bazen de o tarafa çeker, seni kötülere ulaþtýrýr. Kurtuluþ gemisini korkunç dalgalarla hýrpalar, onu kýrar, parçalar.
• Ey zavallý insan! Bu düþüþlerden, bu hallerden sakýn ye’se kapýlma; gizli gizli o kadar çok dua et, geceleri o kadar çok aðla, inle ki; sonunda yedi kat gökten kulaðýna kurtuluþ sesleri gelsin.