ŞİİRLER

SON EKLENENLER

4 Hacı Bayram-ı Velî (k.s)
4 Meşhur Sûfîler, Muhammed b. Fazl (v.329/940)
4 Sabah Namazı Şahidlidir
4 Vav Gibi Olmak
4 Halk İçinde Hakk İle Olmak
4 Nefis ve İnsan Rûhu, İ.Gazalî
4 Tasavvufî Istılahlar, Sabır
4 Vahyin Geliş Şekilleri
4 Hak Bir Gönül Verdi Bana
4 Bu Ümmetin Emîni

ANKET

Size göre Tasavvuf yollarının günümüzdeki durumu nasıldır?
Seçenekler
Bu işi bilmeyenler çoğunluktadır.
Çoğu tasavvuf okulu amacının dışına çıkmıştır.
Doğru olduğu halde doğru temsil edilememişlerdir.
İlk günkü gibi dosdoğru olanlar da vardır.

Sonuçları Göster

LİNKLER

ZİYARETÇİ SAYACI

Bugün 511
Toplam 1434701
En Fazla 3498
Ortalama 658
Üye Sayısı 1380
Bugün Üye Olan 0

ÜYE GİRİŞİ


Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

MÜRİDAN

New Page 1
 
Aşk Damlaları
Bookmark and Share
Aşkı nasıl tarif edebiliriz, bu mümkün mü? Aşk, tarifi mümkün olmayan ilahî bir duygudur. İlahi aşkın potasından süzülen, düştüğü yeri yakan, yaktıkça yakan yandıkça da yanma arzusu tutuşturan Allah’ın bizleri var olma sebebiyle halk ettiği en ulvi duygudur.
06/03/2011

Herkesin aşkı kendisinin istidadına göre farklılık gösterir. Aşk bir kabiliyettir. Beşeri aşk, İlahî aşktan bir damladır.

Aşk yolculuğuna çıkacak beşer, bu beşeriyet ve acizlik içerisinde aşkın ilhamlarıyla tutuşmaya başlar. Esasen bu yanış daha başlangıçtır. Aşkın içinde yok olmaya başlayıp gerçek varlık âleminde var oluş ise, işte o Allah’ta yok olmaktır. Yani Hz. Mevlana’nın dediği gibi;

 

Men toyi toyi Men / Ben senim, sen de ben…

 

Allah’ta yok olmak ve O’nda var olmaktır.

Allah’ın varlığında yok olmak zaten ebedi bir varlıktır.

Her şeyin tek sahibi olan Allah, her şeye muktedir olan Allah, her yerde olan Allah’ta yok olan zaten her yerde varlık gösterir. Şu güzel nutk-ı şerif buna işaret eder.

 

Duydum ki bizi yakacakmışsın. Senin olduğun yerde azap yok.

Öyle bir yer var mı ki sen de orda olmayacaksın!

 

Aşkı anlatmak, aşkı tarif etmek için ciltler dolusu kitaplar, şiirler yazılmış, şarkılar bestelenmiş, resimler yapılmış ama aşk, tam anlamını Peygamber Efendimiz (s.a.s) ile bulmuş.

Efendimiz (a.s) yok iken zaten aşktan söz edilemez. Aşk, Peygamberimizle aşka gelmiş. Aslında beşeri aşkların hepsi bu ulvî aşkın arayışındandır. O ulvî aşk tüm aşkları kendi potasında eritir, yok eder. Aşkın halleri çoktur. Şekli şemali de yoktur. Aşkın tarifi de pek çoktur.

Aşkı en güzel ifade eden, en güzel anlatan, aşk hallerinden bahseden, aşk bahsinin yakarışlarını, yalvarışlarını anlatan ve aşkı en güzel şekilde tasvir eden tasavvuf musikîsidir. Aşk motifleri musikîyle doruğa ulaşır.

Musikî bir büyük zatın ifadesiyle; ‘Derunumuzdaki ihtizazatın ve kalbi temayulatın ahenkar nağmelerle beyanıdır.’

Musikî aşkın halleriyle hâllenmektir. Musikî aşığın aşkını, fasığın fıskını arttırır. Musikî zaten Allah’ın aşkını anlatmak O’na duyulan özlemi, O’na duyulan sevgiyi ifade etmek için kullanılmıyorsa (mâsivadır, boş bir hevestir.) haramdır.

“Biz, aşk ehliyiz bilenle söyleşiriz.” der büyükler. Aşk bahsinin geçtiği an canlar verilir. Yunus Emre (k.s) buyurmuyor mu;

 

Satarım canımı, alan bulunmaz.

 

Bir can ne ki, canlar feda olsun…

Musikî eskimeyen dostların ifadesiyle insanın olması gereken seviyeden uzak kaldığında şikâyet eder. Nedir bu olması gereken seviye? Hz Mevlana’nın ifadesiyle ‘İnsan-ı Kâmil’. Yani kemale ermiş insan. İşte musikî bir nevi güzellikler sultanına giden yoldur. Aşkın hallerini anlatmada daha kuvvetli bir yol yoktur.

Bezm-i ezelde Hz. Allah bize öyle güzel bir şekilde, “Ben, sizin Rabbiniz değil miyim?” sedasıyla seslenmiş ki işte kâinatın sırrı bu güzel sedada gizli. Bütün güzellikler ve bu güzelliklerin tecellisinin kaynağı işte bu sedadır ve herkes bu sedanın güzelliğinin tecellisinin tecellisi peşindedir.

 

Tekrar mülaki oluruz bezm-i ezelde

Evvel giden ihvana selam olsun erenler.

 

Musikî de bu sedayı bize hatırlatır. Belki de ondandır ki musikî insan ruhunda, gönlünde çok etkilidir. Hani bir şarkı var ya bilirsiniz, ‘Bana her şey seni hatırlatıyor.’ Tıpkı bu şarkıda olduğu gibi baktığımız, gördüğümüz her şey O ve her şey O’ndan bir parça…

 

Severim her güzeli, Senden eserdir diyerek

 

Musikî nağmeleri bazen bir beşeri aşkı anlatır bazen de İlahî aşkı. Aslında beşeri aşk zannettiğimiz güfteler de İlahî aşkı anlatır, haberimiz olmaz. Aşkı neye yorarsan yor, son nokta her zaman O’dur. O kim? Cenâb-ı Allah (ve sevgilisi Muhammed Rasûlullah s.a.s)…

İşte Allah ve Rasûlü’nün aşkıyla yanan âşıklar, musikîyi kendilerine araç olarak seçmişlerdir.

Hz. Mevlana “Mesnevi”nin her beytinde aşkın hallerinden hararetle bahseder. Hz. Mevlana’nın Kitab-ı Mesnevi’sindeki o aşk damlaları musikî nağmeleri olarak terennüm edilir. Mevlevî ayinleri aşk libasının zirvesidir. Orada terennüm edilen nağmeler, güfteler eşi benzeri olmayan bir aşkın yangınlarından bahseder. Bu nağmeler ve güfteler ezelidir.

Yine Hz. Pir Mevlana (k.s): İştiyak derdini anlatabilmem için ayrılık acılarıyla şerha şerha olmuş bir kalp isterim.” buyuruyor. Yani dinleyicide bu dert bu iştiyak yoksa onun dinlediği musikî maddi bir zevkten öteye gitmez.

Musikî, Cenab-ı  Allah’ı mı zikretmektedir? Dinlemesini bilene göre evet. Şair öyle buyuruyor:

 

Sofi hele gel meclise dinle bu sazı

Gör nic’olur tellerin Allah’a niyazı.

 

Her şeyin Cenâb-ı Hakk’ı zikrettiğini bilen olgun bir kalbin bütün yaratılanlara yaklaşımı da bu idrakledir. Dolayısıyla güzel sesler onlara duymak istediklerini duyurur.

Selahaddîn Zerkubi’nin kuyumcu atölyesindeki çekiç sesleri Hz. Mevlana’ya duymak istediği ses oluvermiştir. O darbelerdeki ritim ve ahenk, ona rebabın mızrap, kudümün de zahme  darbeleri gibi gelmiş ve onunla semâ etmiştir. Zîrâ Allah âşıkları musikîyi yukarıda bahsedildiği gibi “Bezm-i elest”deki Cenâb-ı Hakk’ın hitabının güzelliğini, ahengini aramak olarak görmüşler, bu anlayıştaki sanatkârlar da ölümsüz eserler meydana getirmişlerdir. Tıpkı;

 

Alalı sırrı ezelden tutuşur bağrı yanar

Ayrılıklarda yananlar acaba neyle kanar?

Erini derken o canana hep eczası kanar

Bak neler söyletiyor Hazret-i Mevlana’ya!

 

diyen Yaman Dede gibi…

Netice olarak musikî insanı Allah’a yaklaştırır. Yaklaştırdıkça da aşk damlaları gönle yağmur çiselercesine düşmeye başlar. Gönle düşen bu damlalar artık insanı tenden, candan geçirir ve…

‘Ene’l-Hakk’ın sırrıyla

 

Ne benlik kalır,

Ne ten kalır,

Ne can kalır,

Ne akıl kalır.

HER ŞEY O OLUR.

 

Vesselam,

Hû…

 

Serkan KAMACI


 
 
   
Yazdır

 

 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER YAZILAR

4

31/03/2012 Seni Görmediğimiz Halde... Mevlânâ

4

19/01/2012 Hırka Giymek, Sühreverdî (k.s)

4

25/12/2011 Tasavvufun Menşei ve Gelişmesi, es-Sülemî

4

19/12/2011 Edebi Terk Eden..., Sülemî Risâlesi

4

25/10/2011 İntisâbsız Zikretmek-Fikretmek, Dağıstânî

4

19/10/2011 Mesnevî'den... Ben Bir Aynayım

4

28/09/2011 Âlimlerin Mürşide İhtiyacı, Dağistanî (k.s)

4

28/09/2011 Mesnevîden... Hz. Ömer ve Romalı Elçi

4

23/09/2011 Sûfilerin Ahlakı, Sühreverdî (k.s)

4

26/08/2011 Alvarlı Efe Hazretleri (k.s)

4

23/07/2011 Âşık Öldüren Mescid

4

19/06/2011 Mevlânâ'dan...

4

11/05/2011 Son Nefeste İman

4

07/05/2011 Mevlânâ Hazretlerinin (k.s) Vecde Gelişi

4

06/03/2011 Aşk Damlaları

4

11/02/2011 Ey Gönül ! Mevlânâ'dan...

4

01/02/2011 Ben, Sizi Sizsiz İsterim, Hz. Mevlâna

4

14/01/2011 Horasan Erenleri, Prof. Mustafa Kara

4

09/01/2011 Sûfilere Göre Evlilik ve Bekarlık

4

28/11/2010 Can Çekişme Anı, İmam Gazâlî (k.s)

4

23/11/2010 Ahmed Yesevî'de Aşk-ı Rasûl

4

18/11/2010 Sûfilerin Ahlakı, Sühreverdî (k.s)

4

14/11/2010 Gerçek Hacc

4

28/10/2010 Mal Sahibi Mülk Sahibi... - Prof. M.Kara

4

21/10/2010 Uzlet Hayatında Öğrendiklerim, İ.Gazalî (k.s)

4

12/10/2010 Fakirliği Satın Alma

4

11/10/2010 Veliler Sofrası, 41. Nasihat

4

07/10/2010 Sûfî Görünenler, Sühreverdi (k.s)

4

26/09/2010 Hz. Mevlânâ'dan - Mürşid-Mürid-İlahî Aşk

4

16/09/2010 Tasarrufta Bulunmak

4

29/08/2010 Râbıtada Gâye

4

19/08/2010 Anlayış Makamı, Sühreverdî (k.s)

4

05/08/2010 Hz. Âişe'nin Zühdü (r.anhâ)

4

22/06/2010 Kendini Aşmanın Yolu, İ.Gazalî (k.s)

4

02/06/2010 Sûfî Kimdir? İ.Gazalî

4

13/05/2010 Tasavvuf Nasıl Bir Yoldur?

4

24/04/2010 Riyâzet ve Nefsânî Şehvet

4

19/04/2010 Fenâfi'r-Rasûl

4

14/04/2010 Gazalî'ye Göre Muhabbet/Işk

4

04/04/2010 Latâif...

4

21/03/2010 Mürşidine Hizmet Edebi

4

17/03/2010 Aldanan Sûfîler (2)

4

06/03/2010 Aldanan Sûfîler (1) İ.Gazalî

4

31/01/2010 Şeyhine İtaatsizliğin Sonu

4

01/01/2010 Heybet ve Üns - Kuşeyrî

4

21/12/2009 Gecenin Son Bölümü - el-Mekkî

4

05/12/2009 Küçümseme Hastalığı

4

09/11/2009 Hz. Eyyûb’un (r.a) Zühdü

4

06/11/2009 Kalıp ve Kalp - İ. Gazalî

4

01/11/2009 Ve Âtinâ Mahabbeteke...

4

30/10/2009 Üveys el-Karânî’nin Zühdü

4

20/10/2009 Îsâr

4

18/10/2009 Ahmed Kuddûsî (kaddesallahu sırrahu’l-azîz)

4

17/10/2009 Âhiret Hayatına Hazırlık

4

10/10/2009 Hz. Ali’nin (k.v) Zühdü

4

01/10/2009 Ma‘rifet

4

30/09/2009 Yokluğa Ulaşmak

4

25/09/2009 Nefse, Nasıl Davranmalı?

4

25/09/2009 Gören Gözle Bakmak

4

04/09/2009 Kabir Azabı Hakkında… İmâm Gazâlî

4

02/09/2009 Hz. İbrahim’in (a.s) Zühdü

4

13/08/2009 Haçkalı Baba (k.s)

4

06/08/2009 Orucun Sırları ve Bâtınî Şartları

4

30/07/2009 İman-İmtihan Münasebeti

4

15/07/2009 Nefsle Cenk Usûllü

4

18/06/2009 Tevbe ve İstiğfar

4

06/06/2009 Kimlerle Arkadaş Olunur?

4

22/05/2009 Sırrı İfşâ Etmek

4

17/05/2009 Gözün Takvası

4

09/05/2009 Kalbin Hakikati

4

03/05/2009 Sevgiyle...

4

28/04/2009 Tasavvuf Aslında Ashabın Yaptıklarıdır, Yoludur!

4

26/04/2009 Sûr’a Üfürmek ve Kabirden Kalkmak

4

15/04/2009 E.Rumî, Riyazet ve Nefsânî Şehvet

4

08/04/2009 el-Mekkî, Niyetle İlgili Meseleler

4

07/04/2009 Eşrefoğlu Rûmî... Gaflet

4

05/04/2009 Tasavvufi Hallerden VECD

4

23/03/2009 Gören Gözle Bakmak

4

23/03/2009 Tevekkül-i Aslî - Ebû Tâlib el-Mekkî (ks)

4

20/03/2009 Eşrefoğlu Rûmî... IŞK

4

18/03/2009 Kendini Bilmek, Allah’ı Bilmenin Anahtarıdır

4

15/03/2009 Er-Refik Sümme't-Tarik "Önce Arkadaş, Sonra Yol"

4

07/03/2009 Tasavvufun Merhaleleri ve Mevlânâ

4

04/03/2009 Ölümü Hatırlamayı Kalbe Yerleştirmenin Yolları

4

28/02/2009 Tasavvuf Aleminin Kişilikleri

4

25/02/2009 Kibir ve Âfetleri

4

21/02/2009 Gönül Âlemi

4

17/02/2009 Tefekkür-i Mevt

4

14/02/2009 Kimlik Arayışları

4

07/02/2009 Evvâh Olan Kullar, Zülcenâheyn

4

06/02/2009 İlhamla Öğrenim

4

28/01/2009 O'nunla Olmak

4

19/01/2009 Şekle Aldananlar

4

31/12/2008 Amelsiz Âlimler

4

26/12/2008 Tasavvuf Zühddür

4

19/12/2008 Ölümü Hatırlamanın Fazileti ve Bu Husustaki Teşvikler

4

19/12/2008 Gece İbadetini Kolaylaştıran Bâtinî Sebepler

4

18/12/2008 Pirimizden -Kalbin Hastalığı

4

16/12/2008 Gece İbadetine Kalkmayı Kolaylaştıran Zâhirî Sebepler

4

16/12/2008 Pirimizden -Ölmeden Evvel Ölmek
 
New Page 1
BANT YAYINI

DUYURULAR

8 2012-05-17
Makaleler
Kıymetli ziyaretçilerimiz, Avrupa İlahiyat Fakültesi rektörü saygıdeğer Abdullah DEMİRCİOĞLU Efendi Hz.lerinin birbirinden değerli, mana yüklü yazılarını sitemizden takip edebilirsiniz.

PEYGAMBERİMİZ
HZ.MUHAMMED (S.A.V)

KÂDİRÎ SİLSİLESİ

GAVSULAZAM
ABDULKADİR GEYLANİ HZ.

HACI MUSTAFA
HAYRİ MALATYAVİ (K.S)

ABDULLAH DEMİRCİOĞLU
HOCAEFENDİ

TASAVVUF MEKTEBİ

KERAMETLER VE
MENKIBELER

TASAVVUF YOLUNA
GİRMEK İSTİYORUM

O ve BEN

SİZDEN GELENLER

TASAVVUF
KÜLTÜR ve SANATI

KİTAP TANITIMI

Muhyiddin İbn Arabi'nin Günlük Duaları
Yaşayan Kur'an
Sana Esirim

BİR AYET

"İnkâr eden ve âyetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar, cehennemliktirler."




( Mâide - 10)

BİR HADİS

"İnsanda bir organ vardır. Eğer o sağlıklı ise bütün vücut sağlıklı olur; eğer o bozulursa bütün vücut bozulur. Dikkat edin! O, kalptir."
Buhârî, Îmân, 39; Müslim, Müsâkât, 107


MÜRŞİDİMİZDEN

Şeytan ve nefis düşmanının en öldürücü silahı "kelime-i tevhid"dir, zikrullahtır yani Cenab-ı Allah'ımızı zikretmektir.

( Abdullah Demircioğlu)

FOTO ALBÜM

ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞ
ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞİV  |  ZİYARETÇİ DEFTERİ  |  İLETİŞİM
HOME

desing : canliyayin.org

 2006 © MURİDAN