ŞİİRLER

SON EKLENENLER

4 Hacı Bayram-ı Velî (k.s)
4 Meşhur Sûfîler, Muhammed b. Fazl (v.329/940)
4 Sabah Namazı Şahidlidir
4 Vav Gibi Olmak
4 Halk İçinde Hakk İle Olmak
4 Nefis ve İnsan Rûhu, İ.Gazalî
4 Tasavvufî Istılahlar, Sabır
4 Vahyin Geliş Şekilleri
4 Hak Bir Gönül Verdi Bana
4 Bu Ümmetin Emîni

ANKET

Size göre Tasavvuf yollarının günümüzdeki durumu nasıldır?
Seçenekler
Bu işi bilmeyenler çoğunluktadır.
Çoğu tasavvuf okulu amacının dışına çıkmıştır.
Doğru olduğu halde doğru temsil edilememişlerdir.
İlk günkü gibi dosdoğru olanlar da vardır.

Sonuçları Göster

LİNKLER

ZİYARETÇİ SAYACI

Bugün 529
Toplam 1434719
En Fazla 3498
Ortalama 658
Üye Sayısı 1380
Bugün Üye Olan 0

ÜYE GİRİŞİ


Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

MÜRİDAN

New Page 1
 
Baş Münafığın Ölümü
Bookmark and Share
...Ömrü boyunca kendisine tâbi ikiyüzlüler toplu­luğu ile İslâm’a ve müslümanlara elinden gelen her kötülüğü yap­maya çalıştı.
09/11/2011

 Yaptıkları kötü işler sebebiyle Allah Teâlâ tarafından gönülleri ters çevrilmiş ikiyüzlülerin başında, Abdullah b. Ubey b. Selûl var­dı. İbn Ubey, câhiliye devrinde Hazreçlilerin reisi idi. Hz. Muham­med (s.a.v.)’in hicretiyle, onun genel başkanlığı suya düşmüş, hal­kın teveccüh ve sevgisi Hz. Peygamber’de toplanmıştı. Bunu bir tür­lü hazmedemedi, Medine’de gelişen İslâmî harekete de engel olacak kuvvetten yoksundu. Bu sebeple barınabilmek için dıştan müslü­man gibi göründü. Ömrü boyunca kendisine tâbi ikiyüzlüler toplu­luğu ile İslâm’a ve müslümanlara elinden gelen her kötülüğü yap­maya çalıştı. Daha evvel ifk olayını anlatırken, onun bozgunculu­ğunun hangi noktalara ulaştığını görmüştük.

 Bu hain kişi, fesadını Hz. Peygamber’in eşi Âişe (r.anhâ)’nin namusuna dil uzatmaya kadar vardırmış, yahudilerle işbirliği yap­mış, dışarıdan hücum teşebbüsünde bulunan müşrik ve Hıristiyan Arap kabileleriyle, Rumları; müslümanların aleyhine tahrik etmiş, İslâm düşmanlarını her zaman cesaretlendirmeye çalışmıştı. Diğer taraftan adamları kanalıyla önemli gazaların öncesinde güçlükleri bahane ederek mü’minlerde isteksizlik meydana getirmek istemiş, mâlî yardımda bulunanların şevklerini kırmaya çalışmıştı. Evs ile Hazreç arasında câhiliye çağında mevcut olan kırgınlıkları ve kan davacılığını tekrar başlatmak ve ensârı kışkırtarak muhacirleri Medine’den sürgün etmek istemişti. Sözün kısası, bu münafığın melanet ve mefsedetleri saymakla tükenmeyecek bir noktaya ulaş­mıştı. Bunun ve adamlarının Tebük Seferi öncesi, esnası ve sonra­sında yaptıkları bozgunculukları, uzun uzadıya anlatmış ve ilgili âyetleri nakletmiştik.

 İslâm’ın Medine dönemindeki en büyük düşmanlarından biri olan Abdullah b. Ubey b. Selûl’e belki de “Medine’nin Ebû Cehil’i” denebilir. Ancak bir bakıma, ondan daha tehlikeli idi. Çünkü dış­tan inanmış gibi davranarak kötülüklerini kamufle edebiliyordu. Onun bozgunculuğu haddi aştıkça, zaman zaman ashâb-ı kiram ve bilhassa Hz. Ömer, idâmı için Hz. Peygamber’e başvurmuşlarsa da müsâade edilmemişti. Bilhassa ifk olayında bu istek tekrarlan­mış, hatta Peygamber (s.a.v.)’in de idamına karar verdiği sanılmış­tı. İbn Übeyy’in gerçek bir mü’min olan oğlu, bizzat Hz. Peygam­ber’e başvurarak “şayet idam edilecekse, bunu kendisinin yapabile­ceğini, bir başkası yaparsa ona karşı kindarlık yapmaktan ve bir cinayete sürüklenmekten endişelendiğini...” belirtti. Hz. Peygam­ber ona, “Duyduğu şeylerin doğru olmadığını, aksine onun idamını değil, ıslahını ve hayrını istediğini...” söyledi.[1]

 Nihayet İbn Übeyy H. 9. Şevval / M. 631 Ocak ayında hasta­landı, Zilkade ayında vefat etti.

 Buhârî, bu kişinin ölümü ve cenazesiyle ilgili olarak İbn Ömer (r.a.)’in rivayet ettiği bir haberi şöyle nakleder:

 “Abdullah b. Ubey öldüğünde oğlu Abdullah, Peygamber (s.a.v.)’e gelmiş ve: “Yâ Resûlellâh, mübarek gömleğini bana ver­sen de babamı onunla kefenlesem, lütfen namazını da kılsanız ve ona istiğfar buyursanız” demişti. Resûl-i Ekrem (s.a.v.), Abdul­lah’a gömleğini verdi ve: “Cenaze hazırlanınca bana haber veriniz, namazını kılayım” buyurdu. Abdullah, Hz. Peygamber’e, cenazenin hazırlandığını arzetti. Resûlüllâh, İbn Übeyy’in cenaze namazını kılmak üzere iken Ömer b. Hattab (r.a.), Resûlüllâh’ın ridasını çek­ti ve: “Ey Allah’ın Resûlü, Allah (c.c.) sizi münafıklar üzerine na­maz kılmaktan nehyetmedi mi?” dedi. Resûl-i Ekrem: “Ben istiğfar etmek ve etmemekte muhayyerim. Allah Teâlâ: “Ey Muhammed, Onların ister bağışlanmasını dile, ister dileme, birdir. Onlara yet­miş defa bağışlanma dilesen Allah onları bağışlamayacaktır...”[2] buyurmuştur, diye cevap verdi. Ve Resûlüllâh, İbn Ubeyy’in cenaze namazını kıldı.

 Bunun üzerine: “Onlardan ölen kimsenin namazını sakın kıl­ma, mezarı başında da durma! Çünkü onlar, Allah’ı ve Peygambe­rini inkâr etiller, fasık olarak öldüler”[3] âyeti nâzil oldu.[4]

 Her şeye rağmen İbn Ubeyy’in idam edilmesi gerektiği tarzın­da bir düşünce insan aklına gelebilir ve Hz. Peygamber “Acaba, buna neden teşebbüs etmedi?” diye bir soru düşünülebilir? Bunun cevabını konuların akışı içinde zaman zaman vermeye çalışmıştık. Burada özet olarak bir kere daha hatırlatalım:

 Hz. Peygamber’in, başmünafığı cezasız bırakması aczinden de­ğil, İslâm’ın tebliğinde gözettiği siyaset ve incelikler cümlesindendir. Çünkü bu kişi, Hazreç Kabilesi’nin reisi idi, Hz. Peygamber’in gelmesiyle krallıktan olmuştu, her ne kadar halkı müslüman ol­duysa da cahiliye devrindeki kabilecilik ve akrabacılık duygusu, hâlâ bazılarını, “Onu körü körüne savunmaya” sürükleyebiliyordu. Meselâ; Sâ’d b. Ubade (r.a.), ifk olayında suçluya gereken ceza­nın verilmesini teklif eden Resûlüllah’a karşı -Sâ’d b. Muaz (r.a.) ile Üseyd b. Hudayr (r.a.)’ın olumlu yaklaşımlarının zıddına- aykı­rı bir görüş beyan etmişti. Güya İbn Ubeyy’e kimse ceza veremez­di. Şüphesiz ashâbtan Sa’d b. Ubade (r.a.)’nin, İbn Ubeyy’in bozgunculuğunu ve ikiyüzlülüğünü savunduğu hiç bir zaman iddia olunamaz. Ancak burada zaman zaman yürekleri etki alanına alıveren kabilecilik anlayışı yine galebe çalıyor, Sa’d b. Ubâde (r.a.) aynı kabilenin ileri gelenlerinden birini, Evs kabilesinden Sa’d b. Muaz ve Üseyd b. Hudayr Hazretlerine karşı savunuyordu. Öyle görünüyordu ki, şayet Hz. Peygamber, İbn Ubeyy’i cezalandırsaydı, bir kere 1000-1400’ler arasında bir sayıya sahip bulunan münafık­lar isyan edeceklerdi, hattâ Sa’d b. Ubâde (r.a.) gibi bazı müslümanlar da bunu hazmedemeyeceklerdi. Bu da bir fitnenin çıkması­na sebep olurdu. Hz. Peygamber ise, fitneden nefret ederdi. Diğer yandan münafıkların, taşraya yapacağı propoganda için iyi bir malzeme olacaktı ve taşra Arapları; “Muhammed, adamlarını öldürtüyormuş!” gibi bir izlenime saplanacaklardı. Bu da taşra Araplarının yanında, İslâmî tebliğin etkisiz kalmasına yol açacaktı.

 Gömleğini verip istiğfar etmesine gelince o âna kadar bu tip münafıklar için cenaze namazı kılınmamasına dair kesin bir ya­saklama indirilmemişti. Bu olay, bu yasaklamayı bildiren âyetin indiriliş sebebi oldu.

 Bu olayda ayrıca hesaba katılması gereken bir husus daha vardır. O da “Hak Teâlâ, ölüden diriyi çıkarır...” âyetinin kâmil bir tecellisine tam bir örnek teşkil eden münafıkın oğlu Abdullah’tır. O her şeye rağmen İbn Ubeyy’e baba demektedir ve ihtimal ki, Hz. Peygamber, bu ihlâslı gencin gönlünü hoşetmek istemiştir. Nitekim öldürülme söylentisini soruşturan Abdullah’a vaktiyle Hz. Muham­med (s.a.v.)’in “Hayır, hayır! Aksine babanın hayrını ve ıslahını diliyoruz!” demesi de böyle bir ihtimali kuvvetlendiriyor.

 Resûlüllâh’ın, gömleğini kefen yerine vermesi ise iki şekilde yorumlanıyor:

 Hz. Peygamber, hüsnü niyetli yaklaşım içine girerek geride kalan münafıkları şaşırtmak ve kalplerindeki nifak tohumunu çü­rütmek, böylece onları nifak çizgisinden, İslâm dairesine yöneltmek istiyordu. Nitekim bazı kaynaklar, bu hadiseden sonra İbn Übeyy’in kabilesine mensup 1000 kadar münafıkın İslâm’a girdiklerini nak­lederler.[5]

 Hz. Peygamber’in amcası Hz. Abbas, Bedir’de esir müşrikler arasında bulunuyordu ve iri yapılıydı. Peygamberimiz, esirlere te­miz elbiseler giydirilmesini emrettiğinde amcasına göre elbise bu­lunamamıştı. Bunun üzerine kendisi de iri yapılı olan İbn Ubeyy, gömleğini vermişti, buna mukâbele edilmesi ise, Arapların sosyal yapılarının ve törelerinin gereğiydi. Ancak sağlığında böyle bir mukâbele imkânı bulunamamıştı. Ölümünde verilen gömlekle Hz. Peygamber, amcasını, İbn Übeyy’in minnet yükünden kurtarmış oluyordu.[6]

 Hâsılı, Hz. Peygamber’in bu konudaki tutumu konusunda ne kadar yorum yapılsa, yine de tam olarak anlatma imkânı bulunamaz. Bu konuyu eskilerin dediği gibi “Allahü a’lemü bissavab: Her şeyin doğrusunu, en iyi bilen Allah’tır” diyerek kapatalım ve Cenâb-ı Peygamber’in ilk cuma hutbesinde belirttiği bir sözünü nakledelim:

 “Allah’ın doğru yola götürdüğünü kimse saptıramaz! Allah’ın yoldan çıkardığına da kimse doğru yolu gösteremez.”[7]


 
 [1] Elmalılı Hamdi Efendi, başmünafıkın oğlu olan bu ihlâslı İslâm gen­cinin varlığını: “Hak Teâlâ ölüden diriyi çıkarır.” (En’âm, 6/95) âyetinin bir tecellisi olarak değerlendirir.
 [2] Tevbe, 9/80.
 [3] Tevbe, 9/84.
 [4] Bk. Tecrîd, IV, 341 vd. d, h. no: 629. Hz. Ömer’in, münafıkların namazının kılınamayacağı hükmünü nereden çıkardığı incelenmiş, şârihler, Tevbe, 9/80. âyetten çıkardığı neticesine ulaşmışlardır. Hz. Ömer buradaki istiğfar kelimesini “salât”la te’vil etmişti. Aynı sûrenin 113. âyetinden içtihad ettiğini söyleyenler de vardır.
 [5] Bk. Tecrîd, IV, 345. 629 no’lu hadisin şerhi. Oğlu Abdullah ömrü bo­yunca samimi bir müslüman olarak yaşadı. Ona Abdullah adını veren, Hz. Peygamber idi. Peygamber (s.a.v.)’in sağlığında meydana gelen gazaların he­men hepsine katıldı. Hz. Ebû Bekir zamanında cereyan eden Yemâme Muha­rebelerinde şehid düştü.
 [6]  Bk. Tecrîd, IV, 346.
 [7]  Bk. İbn Hişâm, II, 139 vd; İbn Sa’d, I, 234; Tecrîd, X, 112; Cevdet Paşa, I, 123 vd.

 
 
   
Yazdır

 

 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER YAZILAR

4

30/04/2012 Anam-Babam Sana Feda Olsun!

4

19/04/2012 Sahabenin Peygamber Aşkı

4

25/02/2012 “Bu geceki sadakacı kişi nerededir?”

4

04/02/2012 Köleliğin Sonu

4

28/01/2012 Rüşvet!

4

26/12/2011 Peygamberimiz, Kadınlara Sohbet Vermiş midir?

4

27/11/2011 Rasûlullâh'ın Uğurladığı Gibi...

4

14/11/2011 Sevaba Ortak Olmak...

4

09/11/2011 Baş Münafığın Ölümü

4

26/10/2011 Hayır, dediği vâki değildi!

4

21/10/2011 Nebevî Bakış

4

14/10/2011 Niyet

4

12/10/2011 "Osman'a yapacağı hiçbir şey zarar vermez!"

4

16/09/2011 Üç Oka Rağmen Kılınan Namaz

4

15/09/2011 Allâhümme Ecirnî mine'n-Nâr

4

10/09/2011 Kâbe'nin Anahtarı Kime Verilecek?

4

31/08/2011 “Hiç Namaz Kılmadan Cennet’e Giren Kimdir?”

4

19/08/2011 Kendini Şu Kılıçla Savun!

4

11/08/2011 Açı Doyurmak...

4

08/08/2011 ...Sende Hayat Bulur!

4

01/08/2011 İnançsızların İyilikleri Nasıl Değerlendirilir?

4

11/07/2011 Su Mucizeleri

4

08/07/2011 Yeni Elbise-Ayyakkabı Giyerken Okunacak Dua

4

04/07/2011 İnsanları Nasıl Motive Etti?

4

24/06/2011 Cennet Hazinesi Olan Cümle

4

22/06/2011 Başkasına Yük Olmamak

4

11/06/2011 İslâm'a Giren Ne Yapmalı?

4

07/06/2011 Yer ve Gökte Zarardan Korunma Duası

4

30/05/2011 Sahife Olayı, Peygamberimizin Bir Mucizesi

4

15/05/2011 Efendimizin Sabah ve Akşam Duası

4

13/05/2011 Peygamberimizin Kılmamızı İstediği NAMAZ

4

25/04/2011 Namaz Sonrası Çekilen Tesbihat

4

21/04/2011 Şemâil-i Şerîf

4

18/04/2011 Borcunu Ahirette Ödemek!

4

04/04/2011 Akrep vb. Isırmasına Okunacak Dua

4

21/03/2011 Cennetlik Birine Bakmak İsteyen...

4

11/03/2011 Tahıyyatü'l-Mescid Namazı

4

27/02/2011 Peygamberimizin (a.s) Göğsünün Yarılışı

4

24/02/2011 "Allâhümme ente's-selâmü ve min...

4

17/02/2011 Hz. Ebu Bekir’in Hicret İçin Yola Çıkışı ve Geri Çevrilişi

4

03/02/2011 Mümtaz Sahabî (r.a)

4

29/01/2011 Estetik Ameliyat

4

20/01/2011 Hz. Hatice’nin, Cebrail Hakkındaki Denemesi

4

13/01/2011 Niyetin Bozuksa...

4

31/12/2010 İlk Vakıf

4

21/12/2010 Hz. Osman’ın (r.a) Hatırı İçin

4

03/12/2010 Göremediler!

4

21/11/2010 İnsan Avcısı Süraka

4

10/11/2010 Amcasına Rağmen

4

05/11/2010 Korku Zamanı Yapılacak Dua

4

26/10/2010 İlginç Mehir

4

12/10/2010 Mütevazi Bir Ömür

4

07/10/2010 Onları Seveni Sen de Sev!

4

20/08/2010 Ebû Cehl'in Oğlu, İkrime (r.a)

4

28/07/2010 O'ndan Öğrenin!

4

10/07/2010 Sirkenin Bereketi

4

23/06/2010 Sıkıntıdan Kurtulmak İçin

4

09/06/2010 Kalp Okumak

4

27/05/2010 Teberrük Etmek (Bereketlenmek)

4

15/05/2010 Bitirilen İlk Kan Davası

4

20/04/2010 Peygamberimiz Aleyhisselâma Suikast

4

17/04/2010 Sabır Dediğin...

4

09/04/2010 Hikmetli Kuşatma

4

29/03/2010 Cinlerin İman Etmeleri

4

09/03/2010 Sen Bunu Nereden Biliyorsun?

4

02/03/2010 Efendimizin Duasının Tesiri

4

15/02/2010 Hakk Yolunda Sebat ve Kararlılık

4

13/02/2010 Dua ve İcâbet

4

07/02/2010 Hıristiyan Addas’ın Müslüman Oluşu

4

29/01/2010 Bazı Zevâid Sünnetler

4

18/01/2010 Efendimizin Himmeti

4

17/01/2010 Efendimizin Tasarrufu

4

04/01/2010 Hamden Kesîran Tayyiben Mubâraken Fîh

4

31/12/2009 Namaz İçin…

4

19/12/2009 Kim Okur?

4

14/12/2009 Saygısızlığın Sonu

4

27/11/2009 Ebû Dücâne (r.a)

4

25/11/2009 Sa‘lebe’nin Akıbeti

4

23/11/2009 Miskin Kimdir?

4

11/11/2009 “İnşâallâh” Demenin Önemi

4

02/11/2009 Bir Mucize

4

29/10/2009 Kabul Olunan ve Olunmayan Namaz

4

25/10/2009 Şa‘r-i Nebevî (s.a.s)

4

18/10/2009 Bid'a Sinîn

4

07/10/2009 Zerâfet ve Letâfet

4

03/10/2009 Sebil

4

28/09/2009 Cennete Fidan Dikiniz!

4

25/09/2009 Kurân'ın Etkileyiciliği

4

16/09/2009 Anneyi Ziyaret

4

03/09/2009 Kendi Dilinden Müslüman Oluşu

4

29/08/2009 Kasîde Der Na't-ı Hazret-i Nebevi (Su Kasidesi)

4

25/08/2009 Önce Müslüman Ol!

4

19/08/2009 Kendi Dilinden Müslüman Oluşu

4

14/08/2009 Hazerde ve Seferde Namazın Nasıl Kılınacağı

4

11/08/2009 Nasipsiz Bir Bedevînin Küstahlığı

4

02/08/2009 Peygamberimize Ait İstiâze Duaları

4

29/07/2009 Peygamberimizin Tuttuğu Nafile Oruçlar

4

21/07/2009 Bazı Sûre ve Âyetleri Okumanın Faziletleri

4

12/07/2009 Kur’ân’ı Vird Edinmek

4

06/07/2009 Peygamberimizi, Alaya Kalkışanların Akıbetleri
 
New Page 1
BANT YAYINI

DUYURULAR

8 2012-05-17
Makaleler
Kıymetli ziyaretçilerimiz, Avrupa İlahiyat Fakültesi rektörü saygıdeğer Abdullah DEMİRCİOĞLU Efendi Hz.lerinin birbirinden değerli, mana yüklü yazılarını sitemizden takip edebilirsiniz.

PEYGAMBERİMİZ
HZ.MUHAMMED (S.A.V)

KÂDİRÎ SİLSİLESİ

GAVSULAZAM
ABDULKADİR GEYLANİ HZ.

HACI MUSTAFA
HAYRİ MALATYAVİ (K.S)

ABDULLAH DEMİRCİOĞLU
HOCAEFENDİ

TASAVVUF MEKTEBİ

KERAMETLER VE
MENKIBELER

TASAVVUF YOLUNA
GİRMEK İSTİYORUM

O ve BEN

SİZDEN GELENLER

TASAVVUF
KÜLTÜR ve SANATI

KİTAP TANITIMI

Muhyiddin İbn Arabi'nin Günlük Duaları
Yaşayan Kur'an
Sana Esirim

BİR AYET

"De ki: Rabbim! Bağışla, merhamet et. Çünkü sen merhamet edenlerin en hayırlısısın!"

( Mü'minûn, 23 - 118)

BİR HADİS

"Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe imân eden misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe imân eden kimse, ya hayır söylesin veya sussun."
Buhârî, Edeb, 31, 85; Müslim, Îmân, 74, 75


MÜRŞİDİMİZDEN

Zikrullah'ın tadı başka hiç bir şeyde yoktur.

( Abdullah Demircioğlu)

FOTO ALBÜM

ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞ
ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞİV  |  ZİYARETÇİ DEFTERİ  |  İLETİŞİM
HOME

desing : canliyayin.org

 2006 © MURİDAN