ŞİİRLER

SON EKLENENLER

4 Hacı Bayram-ı Velî (k.s)
4 Meşhur Sûfîler, Muhammed b. Fazl (v.329/940)
4 Sabah Namazı Şahidlidir
4 Vav Gibi Olmak
4 Halk İçinde Hakk İle Olmak
4 Nefis ve İnsan Rûhu, İ.Gazalî
4 Tasavvufî Istılahlar, Sabır
4 Vahyin Geliş Şekilleri
4 Hak Bir Gönül Verdi Bana
4 Bu Ümmetin Emîni

ANKET

Size göre Tasavvuf yollarının günümüzdeki durumu nasıldır?
Seçenekler
Bu işi bilmeyenler çoğunluktadır.
Çoğu tasavvuf okulu amacının dışına çıkmıştır.
Doğru olduğu halde doğru temsil edilememişlerdir.
İlk günkü gibi dosdoğru olanlar da vardır.

Sonuçları Göster

LİNKLER

ZİYARETÇİ SAYACI

Bugün 535
Toplam 1434725
En Fazla 3498
Ortalama 658
Üye Sayısı 1380
Bugün Üye Olan 0

ÜYE GİRİŞİ


Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

MÜRİDAN

New Page 1
 
İlim Tahsilinde Ruhların Mertebeleri, İ. Gazalî (k.s)
Bookmark and Share
Ey kardeşim, bilmiş ol ki ilimler insan ruhunda gizli bir halde mevcut olup tüm insanlar ilimleri öğrenmeye kabiliyetlidir. Bazı ruhlar sonradan meydana gelen herhangi bir arıza ve sebepten dolayı bu kabiliyetini kaybedebilir. Bunu şu hadislerden anlıyoruz:
“İnsanlar, şirk ve küfürden temiz bir halde (tevhid dini üzere) yaratıldı, fakat şeytanlar onları aldatıp şirke düşürdü.”
“Her çocuk, İslâm fıtratı üzere doğar.”
İnsan ruhu aslî saflığını ve taharetini muhafaza etmesi halinde, küllî ruhun aydınlatmasına (işrak) istidatlı, ondan aklın kavrayabileceği suretleri almaya kabiliyetlidir.
12/02/2012

Lâkin bazı ruhlar bu dünyada kendisine arız olan muhtelif hastalıklar ve çeşitli sebeplerden ötürü hakikatleri idrak edemez bir hale gelir. Bazıları da aslî sıhhatini korur, bozulmaz. Böylece kabiliyetini kaybetmez.

Bunlar vahiy alma kabiliyeti olan, mucizeler gösteren, bu kevn ve fesad (içinde yaşadığımız oluş ve bozuluş dünyası) âleminde tasarrufa muktedir olan nebîlerin ruhlarıdır. Bu ruhlar aslî sıhhati üzere kalabilmiş, arızî illet ve marazî unsurlarla mizaçları bozulmamıştır. Bu sebeple nebîler insanları fıtratlarındaki temizliğe çağıran ruh doktorlarıdır.

Hasta ruhlar bu süflî dünyada muhtelif mertebeler oluşturur. Bunlardan bir kısmı birazcık dahi olsa mevki-makam hastalığına yakalanmış, hafızalarına nisyan (gaflet ve unutma) bulutları çökmüş olmasına karşın devamlı öğrenmekle meşguldürler. Bu şekilde aslî sıhhatlerini talep ederler ki, bu gruba dâhil olanlar az bir tedavi ile iyileşir, çok az bir tezekkürle nisyan bulutlarını dağıtırlar.

Bazıları da ömürleri boyunca ilim öğrenirler. Günlerini ilim tahsili ve birtakım nazariyeleri tetkik etmekle geçirirler. Fakat mizaçları bozuk olduğundan hakikatleri anlayamazlar. Çünkü mizaç bozulunca ilâç fayda vermez.

Diğer bir grup da, hatırlayıp unuturlar, riyazetle nefislerini yıpratırlar. Bu surette birazcık nur, az bir aydınlanma elde edebilirler.

Bu tür mertebeler nefislerin dünyaya meyletmesinden, fâni meşguliyetler içinde boğulup gitmesinden meydana gelir.

Ruhların hastalanması veya sıhhat bulması kuvvetlilik-zayıflılık derecesine göredir.
İşte bu hastalıklar giderilirse, ruhlar ledün ilminin mevcudiyetini kabul ve itiraf ederler, fıtratlarının temiz ve saf olduğunun farkına varırlar.

Ruhlar, bu kesif bedene arkadaşlık etmekle ve hakikatlere perde olan bu zulmânî âlemde ikamet etmekle hastalanmış, gerçeği göremez olmuştur.

Hâlbuki ruhlar, ilim öğrenmekle olmayan bir ilmi (ilm-i ma’dûm) icat etmek, mevcut olmayan bir aklı (akl-ı mefkud) meydana getirmek istemiyor; bilakis bedenî süslere yönelmek, bedenin ihtiyaçlarını karşılamak ve onu düzene koymak gibi birtakım meşguliyetler sebebiyle kendisine arız olan hastalığı gidermek, yaratılışlarında mevcut olan aslî ilme dönmek istiyorlar.

Nasıl ki çocuğunu seven şefkatli bir baba, çocuğunun bakımı, terbiyesi gibi işlerle uğraştığında diğer işleri unutursa, ruh da fazla sevgi ve şefkatinden dolayı bedene yönelmekte, onun onarımı, korunması, ihtiyaçlarının teminiyle uğraşmakla zayıf, bitkin düşmesi sebebiyle dünya denizinde boğulmaktadır.

İşte bu yüzden ruhlar, kaybettiğini bulmak, unuttuğunu hatırlamak için taallüme (çalışarak öğrenmeye) ihtiyaç duymaktadırlar.

Taallüm, ruhun kendi aslî cevherine yönelmesi, saadete ulaşmak ve kemale ermek için kendisinde kuvve halinde mevcut olan şeyleri fiile çıkarmasıdır.

Ruhlar, aslî cevherlerindeki hakikatlere tek başına ulaşamayacak kadar zayıf düşerlerse, âlim, fâzıl, müşfik bir muallime bağlanır, yardım için ona sığınırlar ki arzuladıkları şeye nail olabilsinler. Tıpkı, kendisini tedavi etmeyi bilmeyen, fakat sıhhatin arzu edilen, güzel bir şey olduğunun farkında olan bir hastanın müşfik bir tabibe başvurarak halini arz etmesi ve ona tedavisi için sığınması gibi.

Biz, baş (akıl) ve göğsünden (kalp) istisnaî bir hastalığa yakalanmış olan bir âlim tanıdık ki, hastalığının devam ettiği zaman zarfında, ömrü boyunca öğrendiklerini unuttu, hafızasında olan her şey birbirine karıştı. Bu âlim şifa bulup da sıhhatine kavuştuğunda unutkanlığı gitmiş, hastalık günlerinde unutmuş olduğu malûmatları tekrar hatırlayabilmişler. Bu olaydan anlıyoruz ki, bilgiler yok olmazlar, unutulurlar.

Bilgilerin yok olması (mahv) ile unutulması (nisyan) arasında fark vardır. Mahv, nakış ve izlerin hafızadan tamamen silinmesi, nisyan ise, gün ortasında güneş ışıklarının bulutlar tarafından perdelenmesi ve ortalığın güneş batmışçasına kararması gibi, hafızadaki nakışların gizlenmesidir.

Öyleyse ruhun taallümle meşgul olması, yaratılıştaki temizliğine ve fıtratına dönmesi için, kendisine arız olan hastalığı defetmeye çalışmasından başka bir şey değildir.

Ey kardeşim, ruhun cevher ve hakikatini, taallümün sebep ve gayesini anladıktan sonra bilmiş ol ki hasta ruh bir şey öğrenmeye, ömrünü ilim tahsili için harcamaya ihtiyaç duyar.
Hastalığı hafif, derdi az, uğradığı belâ önemsiz, nisyan bulutu ince, mizacı sağlam olan ruh, fazlaca taallüme ve bu uğurda uzun müddet yorulmaya ihtiyaç duymaksızın birazcık tefekkür ile aslına döner, kendi hakikatine yönelir ve sırlarına vâkıf olur. Böylece onda kuvve halinde olan şeyler fiile çıkar. Fıtratındaki hallerle bezenir. Bu suretle kemale ermiş, kısa zamanda pek çok şey öğrenmiş ve bunları en güzel şekilde ifade eden bir âlim olmuş olur. Bu ruh, küllî ruha yönelerek aydınlanır. Cüz’î ruha yönelerek feyiz saçar. Aşk yoluyla aslına benzeyerek, haset ve kin damarlarını koparıp atar. Dünyanın fuzûlî ve lüzumsuz süslerinden yüz çevirir.

İşte bu mertebeye eren nefis hakikati bilmiş, kurtuluşa ermiştir ki bütün insanlar için arzu edilen mertebe budur.


 
 
   
Yazdır

 

 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER YAZILAR

4

12/05/2012 Nefis ve İnsan Rûhu, İ.Gazalî

4

29/04/2012 Çağımız İnsanının Tasavvufa Duyduğu İhtiyaç, Prof. Dr. Mustafa KARA

4

15/04/2012 Gül Yüzlü, Güler Yüzlü Peygamber

4

02/04/2012 Benî Âdem’in Efendisine, Şiirlerin Efendisi Olan Na‘tlar - Tufan Doğan

4

23/03/2012 “Dengesini Kaybetti ve Düştü” - Prof. Dr. Mustafa KARA

4

09/03/2012 Kur’ân ve Sünnet’te Veli Kavramı, Abdullah DEMİRCİOĞLU

4

25/02/2012 Allah Rasûlü'nün Risâletine Şehadet Etmenin Farziyeti, Ebû Tâlib el-Mekkî

4

12/02/2012 İlim Tahsilinde Ruhların Mertebeleri, İ. Gazalî (k.s)

4

31/01/2012 Ölüm Anının Dehşeti, A. Demircioğlu (Avr.İsl.Ünv.Rek.)

4

20/01/2012 Şeyh-i Hakikî, Sühreverdî (k.s)

4

12/01/2012 Murâkabe, İmâm Gazalî (k.s)

4

31/12/2011 Müslüman ve Taklitçilik, A. Demircioğlu - Avr. İlh. Fk. Rek.

4

20/12/2011 Mevlâna'yı Anlamak ve Anlatmak, Abdullah Demircioğlu

4

07/12/2011 Hoşgörünün Sınırları, Prof. Dr. Ali AKYÜZ

4

03/12/2011 Muharrem Orucu ve Aşûre Günü

4

30/11/2011 Cennetlik Gençlerin Seyyidi

4

25/11/2011 Hicrî Yılbaşı - Zülcenâheyn

4

10/11/2011 Muhabbet Yeli, Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL

4

10/11/2011 Latâifler ve Özellikleri

4

05/11/2011 Bayramınızı tebrik ediyorum. Bütün müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini Cenâb-ı Allah’tan temenni ediyorum. Abdullah DEMİRCİOĞLU

4

31/10/2011 Mevlana'da Akıl-Nakil-Vahiy İlişkisi, Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ

4

22/10/2011 Allah Sevgisine Yaklaştıran Sebepler, İ. Gazzalî (k.s)

4

12/10/2011 Yahudi ve Hıristiyanlar Cennete Girecek mi?

4

01/10/2011 Zikrullâhın Feyz ve Bereketleri, Abdullah DEMİRCİOĞLU

4

23/09/2011 İlim-İrfân Terkibi ve Medeniyetimiz

4

13/09/2011 Tasavvuf Hakkında Sorular ve Cevapları

4

04/09/2011 Ve Sellimû Teslîmâ

4

29/08/2011 Ramazân Bayramınız Mübarek Olsun

4

19/08/2011 Zikir Meclislerinin Fazileti, İ. Gazalî (k.s)

4

11/08/2011 Şehru Ramazân, Zülcenâheyn

4

01/08/2011 Rahmet ve Mağfiret Ayı, Abdullah DEMİRCİOĞLU

4

26/07/2011 Ölümü Anmak, İ.Gazzâlî (k.s)

4

17/07/2011 Gel Dosta Gidelim Gönül, Prof. Dr. Mustafa KARA

4

06/07/2011 Sûfî Yolunun Genel Esasları, Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ

4

30/06/2011 Üç Ayların Değerlendirmesi, Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL

4

26/06/2011 İsrâ ve Mi'râc, Abdullah DEMİRCİOĞLU

4

15/06/2011 Orucun Sırları ve Bâtınî Şartları, İmam Gazalî

4

01/06/2011 Üç Aylar ve Oruç, Abdullah DEMİRCİOĞLU

4

20/05/2011 İlim Tahsilinde Ruhların Mertebeleri, İ.Gazalî

4

10/05/2011 Röportaj - Avr. İslâm Ünv. Kurucu Rektörü, Abdullah Demircioğlu

4

29/04/2011 Peygamber Efendimizin Şefkat ve Merhameti, Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL

4

09/04/2011 Dervişlik Dedikleri, Prof. Dr. Süleyman ULUDAĞ

4

31/03/2011 Zevklerin En Yücesi Ma‘rifetullâh, İ. Gazalî (k.s)

4

21/03/2011 Hallâc-ı Mansûr (Kuddise Sirruh)

4

11/03/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (3)

4

05/03/2011 Vefakârların Önderi: Fahr-i Kâinât Efendimiz, Prof. H. Algül

4

26/02/2011 Bursa'da Avrupalı, Asyalı ve Afrikalı Dervişler - Prof. Mustafa KARA

4

16/02/2011 Hacı Mustafa Hayri (k.s), Tasavvufa İntisâbı ve Mürşidi

4

13/02/2011 Mevlid-i Şerif, Prof. Dr. Mustafa Kara

4

07/02/2011 Kalbî Gıybet, Sû-i Zann - İ.Gazâlî

4

30/01/2011 Aşkta Yok Ol, Kavuşmak Budur

4

22/01/2011 Köstendilli Ârif-i Billâh Halil Efendi’den (k.s) Müridi İhsan Efendiye Mektup (2)

4

13/01/2011 Hz. Ali’nin (k.v) Zühdü, Kitâbü'z-Zühd

4

06/01/2011 Ehl-i Beyt Sevgisi, Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL

4

28/12/2010 Müslüman ve Taklitçilik

4

22/12/2010 Hz. Lokman’ın (a.s) Öğütleri

4

13/12/2010 Fütüvvet, İmam Gazalî (k.s)

4

06/12/2010 Hicâb/Örtünme Âyeti Tefsiri, Elmalılı M.Hamdi YAZIR

4

29/11/2010 Nefs ve Rûh, İmam Gazâlî (k.s)

4

21/11/2010 Namazda Hatırdan Geçenler, el-Mekkî (k.s)

4

30/10/2010 Ladikli Hacı Ahmed Ağa (k.s)

4

11/10/2010 İlmin Âfetleri, İyi ve Kötü Âlimin Alâmeti - İ.Gazalî (k.s)

4

03/10/2010 Gören Gözle Bakmak

4

12/09/2010 Gönüllerin Gülü Hz. Muhammed (s.a.s) Yrd. Doç. Dr. Aynur URALER

4

08/09/2010 Ramazan Bayramı ve Bayram Namazı

4

05/09/2010 Kadir Gecesinin Anlamı ve Önemi

4

26/08/2010 Mürşid-i Kâmilin Vasıfları, Prof.Dr. S.Uludağ

4

10/08/2010 Rahmet ve Mağfiret Ayı, Abdullah DEMİRCİOĞLU

4

02/08/2010 Bezm-i Elest

4

21/07/2010 İlim, İrfan ve Tekkeler, Mustafa ÖZDAMAR

4

12/07/2010 Ölüm ve Mahiyeti, Prof. Dr. S.Uludağ

4

03/07/2010 Sünnet’in, Sünnet’e Sarılmayı Emretmesi

4

25/06/2010 Hz. Peygamberde Vefâ Duygusu - Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL

4

17/06/2010 Namazda Huşû

4

06/06/2010 Aksaray 'Olanlar Dergâhı' Şeyhi İbrahim Efendi'nin Tasavvuf Manzûmesi

4

26/05/2010 Pervaneler

4

15/05/2010 Allah'a Saygı, Peygambere Saygı

4

06/05/2010 Kalbin Şikayeti

4

27/04/2010 Tarikatların Doğuşu, Süleyman Uludağ

4

19/04/2010 Muhabbet Yeli, Prof. Dr. Hüseyin ALGÜL

4

12/04/2010 Çağımız İnsanının Tasavvufa Olan İhtiyacı, Prof.Dr. Mustafa Kara

4

01/04/2010 Zühd-i Ömer (r.a), Kitâbü’z-Zühd

4

26/03/2010 Tefekkür-i Mevti Kalbe Yerleştirmenin Yolları

4

16/03/2010 İhtirâs, İ.Gazalî

4

04/03/2010 Tefekkür Etmek, İbret Almak

4

27/02/2010 Hayri Babamızdan (k.s), Almanya’daki Müridlerine

4

19/02/2010 Sûfiyye – İmam Kuşeyrî (k.s)

4

10/02/2010 Gönlün Takvası – İmâm Gazalî

4

27/01/2010 Feyiz Hırsızlığı – M. Hayri Baba (k.s)

4

21/01/2010 Nefs-i Mutmainne

4

15/01/2010 İster misin Rasûlullâh Baban Olsun?‏

4

07/01/2010 Yetekarrabu'z-Zamân / Zaman Yaklaşıyor

4

30/12/2009 Müslüman ve Taklitçilik

4

26/12/2009 Vecd - İmâm Gazalî

4

17/12/2009 Mevlânâ'yı Anlamak ve Anlatmak - Zülcenâheyn

4

17/12/2009 Hicrî Yılbaşı - Zülcenâheyn

4

15/12/2009 Kitâbu'z-Zikr den Seçmeler

4

07/12/2009 Fakirliğin Hakikati - İ. Gazalî

4

30/11/2009 Allah’ı Unutmamak - İ.Gazalî

4

26/11/2009 Kurban Bayramı - Abdullah DEMİRCİOĞLU
 
New Page 1
BANT YAYINI

DUYURULAR

8 2012-05-17
Makaleler
Kıymetli ziyaretçilerimiz, Avrupa İlahiyat Fakültesi rektörü saygıdeğer Abdullah DEMİRCİOĞLU Efendi Hz.lerinin birbirinden değerli, mana yüklü yazılarını sitemizden takip edebilirsiniz.

PEYGAMBERİMİZ
HZ.MUHAMMED (S.A.V)

KÂDİRÎ SİLSİLESİ

GAVSULAZAM
ABDULKADİR GEYLANİ HZ.

HACI MUSTAFA
HAYRİ MALATYAVİ (K.S)

ABDULLAH DEMİRCİOĞLU
HOCAEFENDİ

TASAVVUF MEKTEBİ

KERAMETLER VE
MENKIBELER

TASAVVUF YOLUNA
GİRMEK İSTİYORUM

O ve BEN

SİZDEN GELENLER

TASAVVUF
KÜLTÜR ve SANATI

KİTAP TANITIMI

Muhyiddin İbn Arabi'nin Günlük Duaları
Yaşayan Kur'an
Sana Esirim

BİR AYET

ياايهاالذين آمنوا اذكروا الله ذكراً كثيراً

"Ey iman edenler! Allah’ı çok çok zikrediniz."

( Ahzab Sûresi - 41)

BİR HADİS

Allah’ım! Seni zikretmekte, sana şükretmekte ve sana ibadet yapmada bana yardım eyle!”
a.g.e, II, 181.

MÜRŞİDİMİZDEN

Haram lokma müslümanın iki dudağından içeriye asla girmemelidir.

( Abdullah Demircioğlu)

FOTO ALBÜM

ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞ
ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞİV  |  ZİYARETÇİ DEFTERİ  |  İLETİŞİM
HOME

desing : canliyayin.org

 2006 © MURİDAN