ŞİİRLER

SON EKLENENLER

4 Hacı Bayram-ı Velî (k.s)
4 Meşhur Sûfîler, Muhammed b. Fazl (v.329/940)
4 Sabah Namazı Şahidlidir
4 Vav Gibi Olmak
4 Halk İçinde Hakk İle Olmak
4 Nefis ve İnsan Rûhu, İ.Gazalî
4 Tasavvufî Istılahlar, Sabır
4 Vahyin Geliş Şekilleri
4 Hak Bir Gönül Verdi Bana
4 Bu Ümmetin Emîni

ANKET

Size göre Tasavvuf yollarının günümüzdeki durumu nasıldır?
Seçenekler
Bu işi bilmeyenler çoğunluktadır.
Çoğu tasavvuf okulu amacının dışına çıkmıştır.
Doğru olduğu halde doğru temsil edilememişlerdir.
İlk günkü gibi dosdoğru olanlar da vardır.

Sonuçları Göster

LİNKLER

ZİYARETÇİ SAYACI

Bugün 537
Toplam 1434727
En Fazla 3498
Ortalama 658
Üye Sayısı 1380
Bugün Üye Olan 0

ÜYE GİRİŞİ


Kull. Adı

:

Şifre

:

Yeni Üye - Şifremi Unuttum

MÜRİDAN

New Page 1
 
Rabıta Ne Demektir?
Bookmark and Share
Rabıta; bir velinin suretini, şeklini hayaline getirerek onun kalbindeki feyz, bereket ve marifetlere ve ilimlere ulaşmaktır. Kalbini büyüklerin kalbine bağlayarak onlardan feyz alma, her şeyi unutarak dünya işlerini düşünmeyerek sevgi ve saygı ile bir velinin mübarek yüzünü hayalinde veya gönlünde bulundurmaktır.
10/06/2006

Sevgi, hürmet, saygı ve itaat ile buğz, kin, hürmetsizlik, saygısızlık ve itaatsizliği ayırt etmek lazımdır. Konuşanın yüzüne bakılır. Onun için feyz alınacak veliye de rabıta yapılırken, bu rabıtanın onun yüzüne olması yani “vicahi” olması gerekir. Nasıl ki; konuştuğumuz kişinin zaman zaman yüzüne bakıyorsak, ders anlatan öğretmene, vaaz veren hocaya dönüyor, Kur’an okuyan kişiye yüzümüz dönük oluyorsa, feyz alacağımız manevi mimarımız evliyaya karşı yüzümüzün dönmesi, onu hayalimize almamız çok normaldir. Yine ayrıca yüzümüzü namazda iken kıbleye döneriz. Kabe’de isek o mübarek yapıya bakmak ibadet sayılır. Aslında Kabe’nin siyah taşı ve toprağı değil, O’ndaki mana ibadet sayılmıştır. Allah emri olduğu için o emre itaat, ibadet sayılmaktadır. Ayrıca anne babanın yüzüne bakmak, alimin yüzüne bakmak da ibadet sayılmıştır. Mürşitler ve manevi terbiyeciler, dolayısıyla insanın öz anne ve babasından daha kıymetli varlıklardır. Müritler manevi evlat, onlar da manevi babalardır.

Onun için rabıta feyz veren kamil zatın teveccühüyle birleşecek olursa nur üstüne nur meydana gelir denilmiştir. Bu sebeple rabıta hususunda aşağıdaki hususların bilinmesinde fayda vardır.

1. Rabıtasız yapılan zikir müridi ilerletmez.

2. Zikirsiz yapılan rabıta tek yönlü olarak ilerletir.

3. Rabıta, her işte Allah (c.c)’ın izniyle müride yardımcıdır.

4. Rabıtanın özellikle zikirde yardımı daha çok ve çabuk olur.

5. Rabıta insan nefsini manevi hastalıklardan, pislik ve kirlerden temizleyen çok önemli bir temizleyicidir.

6. Bir insanın hiç görmediği, tanımadığı, konuşmadığı veya konuştuğunu dinleyemediği bir kimseye rabıta yapması zordur. Onun için rabıta yapılan kişinin hiç değilse bir defa görülmesi zaruridir.

7. Rabıta, okumakla, öğrenmekle değil bizzat yapılmakla, usulüne uygun tatbik edilmekle müride faydalı olur.

8. Rabıta, Allah sevgisini celp eder, kişinin kalbine yerleşmesine vesile olur.

9. Rabıta, dünya sevgisini kalplerden çekip, kişinin daha huzur içerisinde ibadet etmesine vesile olur.

10. Şirk ile rabıtayı ayırt etmek lazımdır. Şirk Allah’a ortak koşmak, onun mülkünde kendisine eş tanımak demektir. Sadıklarla, iyilerle, Allah dostlarıyla beraber olma halinin şirkle alakasının olduğu düşünülemez.

Rabıtanın çeşitli yapılış şekilleri vardır. Bunlardan biride müridin kendisini mürşidin, velinin ya şeklinde veya kıyafetinde görmesi ve düşünmesiyle gerçekleşir. Onun kalbini meme emen bir yavru gibi düşünmek, böylece ondan gelen fuyûzâtı kendi kalbine aktarmakla da rabıta olmaktadır. Yahut da Cenab-ı Allah’tan gelen feyz-i ilahinin evvela kalplerden kalplere aktığını ve kendi mürşidinin kalbinden de rabıta yapan müridin kalbine aktığını düşünmekle de olur. Bunun için şöyle hayal olunur:

Kendisinden el alıp ahd edip söz verdiğimiz veli karşımızda duruyor. Dizi dizimizde, alnı alnımızda, eli ise elimizdedir. Bu halde iken Cenab-ı Allah’tan gelen feyzi beklemekteyiz. Bu bekleyiş dikkat ve titizlik içersinde olmalıdır. Avını delikte bekleyen kedi nasıl bütün dikkatini oraya verir, kulaklarını diker, gözlerini oradan ayırmaz, sağa sola hiç kımıldamadan, vücuduyla, bütün organlarıyla tamamen dikkat kesilirse o şekilde olmalıdır. Bu şekilde rabıta yapmakla sonsuz manevi zevklere gark oluruz. Sadece yevmi zikirde değil, bunların dışında da her an rabıtalı olmak, namaz kılarken, ders dinlerken, Kur’ân-ı Kerîm dinlerken ve okurken, tavaf ederken ... bir velinin şeklinde kendini görmekle, bir çok manevi hazlara, zevklere nail olur, ibadetlerimizden tat ve zevk alırız. Çünkü veliler, yemeklerde tuz biber gibidirler. Yemeklerin onlarsız tadı olmadığı gibi, ibadetlerin tadıda velisiz olmaz.

Yukarda yazılanlardan rabıtaya niçin ihtiyacın olduğu anlaşılmaktadır. Şimdi bu hususta Kur’ân-ı Kerîm’den iki ayeti kerime alarak konuyu bitirelim.

1. Ey iman edenler! Allah’a bağlanınız ve sadıklarla beraber olunuz.

2. Ey iman edenler! Cenab-ı Allah’a gidecek vesile arayınız.

Komutan askerlerini savaşa hazırlar, eğitir ve muhtemel tehlikelere karşı tatbikatlar yaptırır, savaş anında herkes yapacağını bilir. Kendisinden emin hareket eder. Paniğe kapılmaz. Şehir hayatı içerisinde yaşayan insanlar evlerinde kullandıkları elektrik, su, doğalgaz, vb. şeyleri belediyeden izin almadan kaçak kullanamıyorlar. Kullananlara maddi cezalar uygulanıyor.

Rabıta mürşidin cesedine, bedenine değil, ondaki manevi yapıya yapılır. Yani onun zahirine değildir. Güneş ışığı bir aynaya düşse ve oradan da başka bir yere aksetse, aksettiği o yerleri de aydınlatır. Cenab-ı Allah’tan gelen feyz mürşide, onun kalp aynasında çarpar, oradan müridlerin kalplerine de yansır ve onları da aydınlatır. Güneşin büyüklüğüne rağmen onun ışığı küçük küçük küçültülmüştür. Aynada yansıyan güneşin kendisi değildir. O gökyüzünde asılıdır. Büyüktür. Çıplak gözle ona bakamadığımız gibi onun aksinde yansıyan nur, ışık da yine gözlerimizi alır. Ona da bakamayız.

Abdullah Demircioğlu Hocaefendi


 
 
   
Yazdır

 

 

BU KATEGORİDEKİ DİĞER YAZILAR

4

02/05/2008 es-Selâmü Aleyküm

4

21/02/2008 Kâdirî Tarikatı

4

21/02/2008 Hâlisiyye Kolu

4

10/06/2006 Yevmî (Günlük) Dersimi Nasıl Yaparım?

4

10/06/2006 Yevmî Zikrimi Yaparken Dikkat Edilecek Hususlar

4

10/06/2006 Rabıta Ne Demektir?

4

09/06/2006 Cenab-ı Allah´ı Zikretmenin Bereket ve Üstünlüğü

4

09/06/2006 Tasavvufun Doğuşu Nasıl Oldu?
 
New Page 1
BANT YAYINI

DUYURULAR

8 2012-05-17
Makaleler
Kıymetli ziyaretçilerimiz, Avrupa İlahiyat Fakültesi rektörü saygıdeğer Abdullah DEMİRCİOĞLU Efendi Hz.lerinin birbirinden değerli, mana yüklü yazılarını sitemizden takip edebilirsiniz.

PEYGAMBERİMİZ
HZ.MUHAMMED (S.A.V)

KÂDİRÎ SİLSİLESİ

GAVSULAZAM
ABDULKADİR GEYLANİ HZ.

HACI MUSTAFA
HAYRİ MALATYAVİ (K.S)

ABDULLAH DEMİRCİOĞLU
HOCAEFENDİ

TASAVVUF MEKTEBİ

KERAMETLER VE
MENKIBELER

TASAVVUF YOLUNA
GİRMEK İSTİYORUM

O ve BEN

SİZDEN GELENLER

TASAVVUF
KÜLTÜR ve SANATI

KİTAP TANITIMI

Muhyiddin İbn Arabi'nin Günlük Duaları
Yaşayan Kur'an
Sana Esirim

BİR AYET

"Şımarıp böbürlenmek, insanlara gösteriş yapmak ve (halkı) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (Mekke müşrikleri) gibi olmayın. Allah onların yaptıklarını kuşatıcıdır."

( Enfâl - 47)

BİR HADİS

"Her insan hata eder. Hata işleyenlerin en hayırlıları tevbe edenlerdir."
Tirmizî, Kıyâme, 49; İbn Mâce, Zühd, 30


MÜRŞİDİMİZDEN

Mürit mensubu bulunduğu yolun ilerlemesi, yükselmesi için canla başla çalışır. Bunu yaparken kırıcı, ezici, usandırıcı, yıkıcı olmaz.

( Abdullah Demircioğlu)

FOTO ALBÜM

ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞ
ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARŞİV  |  ZİYARETÇİ DEFTERİ  |  İLETİŞİM
HOME

desing : canliyayin.org

 2006 © MURİDAN