ÞÝÝRLER

SON EKLENENLER

4 Hacý Bayram-ý Velî (k.s)
4 Meþhur Sûfîler, Muhammed b. Fazl (v.329/940)
4 Sabah Namazý Þahidlidir
4 Vav Gibi Olmak
4 Halk Ýçinde Hakk Ýle Olmak
4 Nefis ve Ýnsan Rûhu, Ý.Gazalî
4 Tasavvufî Istýlahlar, Sabýr
4 Vahyin Geliþ Þekilleri
4 Hak Bir Gönül Verdi Bana
4 Bu Ümmetin Emîni

ANKET

Size göre Tasavvuf yollarýnýn günümüzdeki durumu nasýldýr?
Seçenekler
Bu iþi bilmeyenler çoðunluktadýr.
Çoðu tasavvuf okulu amacýnýn dýþýna çýkmýþtýr.
Doðru olduðu halde doðru temsil edilememiþlerdir.
Ýlk günkü gibi dosdoðru olanlar da vardýr.

Sonuçlarý Göster

LÝNKLER

ZÝYARETÇÝ SAYACI

Bugün 544
Toplam 1434734
En Fazla 3498
Ortalama 658
Üye Sayýsý 1380
Bugün Üye Olan 0

ÜYE GÝRÝÞÝ


Kull. Adý

:

Þifre

:

Yeni Üye - Þifremi Unuttum

MÜRÝDAN

New Page 1
 
Tevekkül-i Aslî - Ebû Tâlib el-Mekkî (ks)
Bookmark and Share
Mal biriktirmek, Allah Teâlâ için, O’nun yolunda, mal O’nun rýzasýna uygun olduðu sürece tevekkülün sýhhatine zarar vermez. Nefsanî arzular ve hevâ uðruna biriktirilen mal ise tevekküle zarar verir.
23/03/2009

  Allah için mal biriktiren kimse, Allah Teâlâ’nýn kendisine farz kýldýðý haklar için bu birikimi yapýyor sayýlýr, Bu haklardan herhangi birini gördüðünde malýný harcayacaktýr. Allah Teâlâ’nýn haklarýný eda etmek, kulun makamýný eksiltmek bir yana daha da yükseltecek bir davranýþtýr.

 

  Biþr b. ElHars’ýn dostlarýndan biri þunu anlatmýþtýr:

  “Bir gün kuþluk vakti onun yanýnda oturuyordum. Esmer bir yetiþkin içeri girdi. Yanaklarý hafif çöküktü. Biþr, onun için ayaða kalktý. Daha önce baþka biri için ayaða kalktýðýný görmemiþtim. Bana bir avuç dirhem vererek, ‘Git! Bize alabildiðin en güzel yemek ve kokulardan getir’ dedi. Daha önce bana hiç böyle bir þey söylememiþti. Yemeði getirdim ve önüne koydum. O kimse ile birlikte yemeði yedi. Daha önce onu baþka biriyle yemek yerken de görmemiþtim. Sonra þöyle dedi: ‘Yiyeceðimiz kadarýný yedik.’ Yemekten arta kalanlarý o misa­fir, giysisinin içine toplayarak koltuðunun altýna aldý ve ayrýldý.

 

  Biþr’in bu davranýþýna çok þaþýrmýþ ve yadýrgamýþtým. Çünkü daha önce, müsaade istemeksizin böyle bir emir verdiðini görmemiþ­tim. Adamýn gitmesinden sonra Biþr bana þöyle dedi: ‘Zannederim misafirimizin yaptýðýný beðenmedin.’ Ben de, ‘Evet, yemeðin kalaný­ný izin istemeksizin aldý’ dedim. Bana, ‘Onu tanýyor musun?’ diye sorduðunda, ‘Hayýr’ dedim. Dedi ki: ‘O, yakýn dostumuz Feth elMusulî’dir. Bugün Musul’dan gelerek bizi ziyaret etti ve þunu göster­mek istedi: Tevekkül sahih olduðu zaman, mal biriktirme ona za­rar vermez. Mal biriktirmeyi terk etmek ancak makamýndaki ümidi kýsa tutmanýn gereðidir.’

 

  Uzun yaþama ümidiyle tevekkülde bulunmak da sahihtir. An­cak bunun þartý uzun hayatýn, Allah’a itaat, O’na hizmet ve O’nun yolunda cihad ümidiyle olmasýdýr. Bu da faziletli bir hal olup ricâ ve ünsiyet ehlinden bir topluluðun yoludur.

 

  Kulun uzun yaþama ümidi, nefsini tatmin etmek ve arzularýný doyurmak için ise, bu durum onun zühdünü eksilttiði gibi tevekkü­lünü de zedeler. Zühdü eksilten þey, ayný derecede tevekkülü de eksilttiði gibi zühdü arttýran þey de tevekkülü ayný miktarda artýrýr. Çünkü zühd, tevekkülün hususi þartlarýndandýr. Tevekkül ise züh­dün umumi þartlarýndan biri deðildir.

 

  Tevekkülde bir makam sahibi olan her zat kaçýnýlmaz olarak zahid iken, makam sahibi her zahid tevekkül ehli olmayabilir. Çün­kü tevekkül bir makam, zühd ise bir haldir. Makamlar, Allah Teâlâ’ya yakýn kýlýnan mukarrebun zümresi, haller ise kitaplarý sað ta­raflarýndan verilecek ashabý yemin içindir.

 

  Zühdün hakikatine eren kimseye, tevekkül makamý da kaçýnýl­maz olarak verilir. Çünkü hallerin hakikatine erilmesi, bunlarýn sabit kalarak istikamet üzere devam etmesi, o hallere sahip olan kimselerin makamlara ulaþmalarýný saðlar. Tevekkül eden bir kim­senin, bir ya da iki ay hayatta kalmayý ümit etmesi, ayný süre için birikimde bulunmasýný caiz kýlar. Ama tûli emel, yani uzun boylu ümitlere sahip olmak, el-Havâss’a göre kiþiyi tevekkülün hakika­tinden çýkarýrken bana göre tevekkülün sýnýrýndan çýkarmaz.

 

  Ben, tevekkül sahibinin kýrk günden fazlasý için birikimde bu­lunmasýný mekruh görürüm. Ayný þekilde, kýrk günden fazla yaþa­mayý ümit etmek de mekruh görülmüþtür. Kalbinin ýslahý ve nefsinin sükuneti için mal biriktiren ve insanlara iltifatý býrakan kimse, eðer bilinen geçimle sükunet makamýnda bulunuyor ise mal birik­tirmesi kendisi için daha güzel olur. Ailesinin kalplerini teskin etmek ve onlarýn kendi üzerindeki haklarýný yerine getirerek bütün zamanýný Rabbi’nin kulluðuna hasretmek için mal biriktiren kim­se, bu birikiminde fazilet sahibi olarak görülür. Çünkü o, böyle davranmakla bir yandan Rabbinin hükmünü ifa ederken, bir yandan da mesuliyeti altýndakileri gözetmektedir.

 

  Allah Resulü (s.a.s), bilinen bir sünnet oluþturmak için ailesinin bir yýllýk geçimliðini biriktirmiþtir. O, Ümmü Eymen (r.a) ve diðer hanýmlarýný yarýn için bir þey biriktirmekten ise menetmiþtir. Ayný þekilde Bilal’e de (r.a), makam ehlinin kendisine uyabilmesi için mal biriktirmeyi yasaklamýþtýr.

 

  Rivayete göre Allah Resulü (s.a.s) vefat ettiklerinde kendisi için dokunmuþ iki kaftaný vardý. O, ümidini çok kýsa tutardý. Mesela bevlettikten sonra su buluncaya kadar teyemmümle idare ederdi. Bu hususta kendisine, ‘Su çok da uzaðýnýzda deðilken niçin teyem­müm alýyorsunuz?’ diye sorulduðunda þöyle buyurmuþtu: ‘Kim bi­lir belki de ona ulaþamayabilirim’.

 

  Allah Resulü (s.a.s) o kýsa sürede vefat etme endiþesiyle böyle yapmaktaydý. O’nun ümmetinden olup da tûl-i emel sahibi kimse­nin bu fiili kurtuluþ vesilesi sayýlmýþtýr. Bu da, mal biriktirmenin ariflerin müþahedelerine baðlý olarak geniþleyip daralabildiðini göstermektedir.

 

  Þeriat ruhsat ve azimeti içermektedir. Dini emirlerde azimet, güçlü ve tahammüllü kullara mahsustur. Ruhsatlar ise zayýf ve gevþek kimseler içindir. el-Havâss, tevekkülün þartlarýnda çok titizlenir ve mal biriktirmenin kiþiyi tevekkül dairesinden çýkardýðý­ný belirtirdi. Dört þeyi asla ihmal etmez ve þöyle derdi: ‘Bunlarda birikim sahibi olmak tevekkül sahibinin halini tamama erdirir. Çünkü bunlar dinin gereklerindendir: Küçük su testisi, ip, iðne ve makas.’ Sehl, mal biriktiren kimsenin, ümidini kýsa veya uzun tutmasý hususunda þöyle misal verirdi: Mal biriktirmeyi býrakan kimse, ‘Ey­l’e gideceðim’ diyen kimseye benzer. Ona, ‘yanýna bir somun al’ denir. Eðer, ‘Abadan’a gideceðim’ derse, ‘iki somun al’ denir. Eðer ‘Asker’e gideceðim’ derse, o zaman da ‘öyle ise dört somun al’ denir. Mal bi­riktiren kimse iþte bu þekilde kýsa veya uzun ümit sahibi olmalýdýr.

 

  Tûl-i emeli terk etme hususunda duyduðum en ilginç haber, Musa (a.s) ile ilgilidir. O, Hýzýr (a.s) ile bir araya geldiðinde açlýðýn­dan yakýnmýþtý. Bunun üzerine Hýzýr (a.s), ‘otur’ dedi.

 

  Musa (a.s) da oturdu. Hýzýr (a.s) bir þeyler söyledi. Az sonra bir ceylan geldi ve ikisinin arasýnda durdu. Ardýndan ceylan, iki parça­ya ayrýldý. Bir yarýsý kýzarmýþ olarak Hýzýr’ýn (a.s) önüne diðer yarý­sý da çið olarak Musa’nýn (a.s) önüne indi. Hýzýr (a.s) O’na, ‘Kalk ve bir ateþ yak da nasibini kýzart’ dedi. Kendisi kýzarmýþ ceylan etini yemeye koyuldu. Musa (a.s) da onun emrettiðini yaptý ve ardýndan, ‘Niçin senin payýn kýzarmýþtý?’ diye sordu. O, þu cevabý verdi: ‘Benim dünya ile ilgili hiç bir emelim kalmamýþtýr.’ Bu bilgiler ýþýðýnda, mal biriktirmenin zahitlerin faziletlerini zühdün hakikatine engel olduðu ölçüde eksilttiðini söyleyebiliriz.

 

  Þehr b. Havþeb, Ebu Ümame’den þu hadisi rivayet etmiþtir: Al­lah Resulü (s.a.s), Ali ve Üsame’ye (r.a) bir fakirin cenazesini yýka­malarýný emretmiþti. O ikisi fakiri yýkadýktan sonra, Allah Resulü de (s.a.s) hýrkasýyla onu kefenledi. Fakiri defnettikten sonra ashabý­na þöyle buyurdu: ‘O, kýyamet günü yüzü ayýn on dördü gibi parla­yarak diriltilecektir. Eðer bir kusuru olmasaydý yüzü güneþ gibi parlayarak diriltilecekti.’

  Sahabe, ‘Kusuru ne idi ey Allah’ýn Resulü?’ diye sordular. O da þöyle buyurdu: ‘Bu kimse, çok oruç tutan, namaz kýlan ve Allah’ý sürekli anan biriydi. Ama kýþ geldiðinde yazýn elbisesini, yaz geldi­ðinde de kýþýn elbisesini hazýrlardý’, Allah Resulü (s.a.s) baþka bir hadisinde de þöyle buyurmuþtur: ‘Size en az verilen þey; yakini iman ve sabýr azmidir. Her kime bunlardan bolca verilmiþse, kaçýr­dýðý gece namazlarýný ve gündüz oruçlarýný önemsemez.’

 

  Ariflerden bir zatýn þöyle dediðini naklettiler: ‘Rüyamda kýyame­ti kopmuþ gibi gördüm. Ýnsanlar zümre zümre cennetin farklý katla­rýna sevk ediliyorlardý. Ýnsanlarýn en iyi ve en yüksek konumda olup, cennete en çabuk gidenlerine baktým ve kendi kendime, “Bunlar cen­netliklerin en üstünleri, ben de bunlara katýlayým’ dedim. Onlarýn arasýna girerek yollarýný paylaþmak istedim. Derhal onlara refakat eden melekler önüme çýktýlar ve bana mani olarak þöyle dediler: Yerinde kal ve kendi yoldaþlarýný bekle, sen onlarla beraber gireceksin. Onlara, ‘Benim bu öncelik sahipleriyle birlikte girmeme niçin engel oluyorsunuz?’ diye sorduðumda þu karþýlýðý verdiler: ‘Bu yola ancak tek bir gömleði ve her þeyden sadece bir ta­neye sahip olanlar girebilir. Senin ise iki gömleðin ve her eþyadan çift çift malýn var.’ O an aðlayarak uyandým ve kendime, her þey­den sadece bir taneye sahip olmaya söz verdim.’

 

  Huzeyfe el-Mar’aþi þöyle derdi: ‘Kýrk yýldýr sadece bir gömleðim oldu. Selefi Salihîn’den birçoðu, yeni bir giysi veya eþya aldýklarýnda öncekini elden çýkarýr ve birçok eþyadan tekiyle yetinirlerdi. Bütün bunlar zühdün hakikatine ermenin iþaretleridir. Tevekkül ehlinin fazileti de bunu gerektirir.

 

 

  Ebû Tâlib elMekkî, Kûtu’l-Kulûb (Kalplerin Azýðý), Ýz Yayýncýlýk: 3/ 7276.


 
 
   
Yazdýr

 

 

BU KATEGORÝDEKÝ DÝÐER YAZILAR

4

31/03/2012 Seni Görmediðimiz Halde... Mevlânâ

4

19/01/2012 Hýrka Giymek, Sühreverdî (k.s)

4

25/12/2011 Tasavvufun Menþei ve Geliþmesi, es-Sülemî

4

19/12/2011 Edebi Terk Eden..., Sülemî Risâlesi

4

25/10/2011 Ýntisâbsýz Zikretmek-Fikretmek, Daðýstânî

4

19/10/2011 Mesnevî'den... Ben Bir Aynayým

4

28/09/2011 Âlimlerin Mürþide Ýhtiyacý, Daðistanî (k.s)

4

28/09/2011 Mesnevîden... Hz. Ömer ve Romalý Elçi

4

23/09/2011 Sûfilerin Ahlaký, Sühreverdî (k.s)

4

26/08/2011 Alvarlý Efe Hazretleri (k.s)

4

23/07/2011 Âþýk Öldüren Mescid

4

19/06/2011 Mevlânâ'dan...

4

11/05/2011 Son Nefeste Ýman

4

07/05/2011 Mevlânâ Hazretlerinin (k.s) Vecde Geliþi

4

06/03/2011 Aþk Damlalarý

4

11/02/2011 Ey Gönül ! Mevlânâ'dan...

4

01/02/2011 Ben, Sizi Sizsiz Ýsterim, Hz. Mevlâna

4

14/01/2011 Horasan Erenleri, Prof. Mustafa Kara

4

09/01/2011 Sûfilere Göre Evlilik ve Bekarlýk

4

28/11/2010 Can Çekiþme Aný, Ýmam Gazâlî (k.s)

4

23/11/2010 Ahmed Yesevî'de Aþk-ý Rasûl

4

18/11/2010 Sûfilerin Ahlaký, Sühreverdî (k.s)

4

14/11/2010 Gerçek Hacc

4

28/10/2010 Mal Sahibi Mülk Sahibi... - Prof. M.Kara

4

21/10/2010 Uzlet Hayatýnda Öðrendiklerim, Ý.Gazalî (k.s)

4

12/10/2010 Fakirliði Satýn Alma

4

11/10/2010 Veliler Sofrasý, 41. Nasihat

4

07/10/2010 Sûfî Görünenler, Sühreverdi (k.s)

4

26/09/2010 Hz. Mevlânâ'dan - Mürþid-Mürid-Ýlahî Aþk

4

16/09/2010 Tasarrufta Bulunmak

4

29/08/2010 Râbýtada Gâye

4

19/08/2010 Anlayýþ Makamý, Sühreverdî (k.s)

4

05/08/2010 Hz. Âiþe'nin Zühdü (r.anhâ)

4

22/06/2010 Kendini Aþmanýn Yolu, Ý.Gazalî (k.s)

4

02/06/2010 Sûfî Kimdir? Ý.Gazalî

4

13/05/2010 Tasavvuf Nasýl Bir Yoldur?

4

24/04/2010 Riyâzet ve Nefsânî Þehvet

4

19/04/2010 Fenâfi'r-Rasûl

4

14/04/2010 Gazalî'ye Göre Muhabbet/Iþk

4

04/04/2010 Latâif...

4

21/03/2010 Mürþidine Hizmet Edebi

4

17/03/2010 Aldanan Sûfîler (2)

4

06/03/2010 Aldanan Sûfîler (1) Ý.Gazalî

4

31/01/2010 Þeyhine Ýtaatsizliðin Sonu

4

01/01/2010 Heybet ve Üns - Kuþeyrî

4

21/12/2009 Gecenin Son Bölümü - el-Mekkî

4

05/12/2009 Küçümseme Hastalýðý

4

09/11/2009 Hz. Eyyûb’un (r.a) Zühdü

4

06/11/2009 Kalýp ve Kalp - Ý. Gazalî

4

01/11/2009 Ve Âtinâ Mahabbeteke...

4

30/10/2009 Üveys el-Karânî’nin Zühdü

4

20/10/2009 Îsâr

4

18/10/2009 Ahmed Kuddûsî (kaddesallahu sýrrahu’l-azîz)

4

17/10/2009 Âhiret Hayatýna Hazýrlýk

4

10/10/2009 Hz. Ali’nin (k.v) Zühdü

4

01/10/2009 Ma‘rifet

4

30/09/2009 Yokluða Ulaþmak

4

25/09/2009 Nefse, Nasýl Davranmalý?

4

25/09/2009 Gören Gözle Bakmak

4

04/09/2009 Kabir Azabý Hakkýnda… Ýmâm Gazâlî

4

02/09/2009 Hz. Ýbrahim’in (a.s) Zühdü

4

13/08/2009 Haçkalý Baba (k.s)

4

06/08/2009 Orucun Sýrlarý ve Bâtýnî Þartlarý

4

30/07/2009 Ýman-Ýmtihan Münasebeti

4

15/07/2009 Nefsle Cenk Usûllü

4

18/06/2009 Tevbe ve Ýstiðfar

4

06/06/2009 Kimlerle Arkadaþ Olunur?

4

22/05/2009 Sýrrý Ýfþâ Etmek

4

17/05/2009 Gözün Takvasý

4

09/05/2009 Kalbin Hakikati

4

03/05/2009 Sevgiyle...

4

28/04/2009 Tasavvuf Aslýnda Ashabýn Yaptýklarýdýr, Yoludur!

4

26/04/2009 Sûr’a Üfürmek ve Kabirden Kalkmak

4

15/04/2009 E.Rumî, Riyazet ve Nefsânî Þehvet

4

08/04/2009 el-Mekkî, Niyetle Ýlgili Meseleler

4

07/04/2009 Eþrefoðlu Rûmî... Gaflet

4

05/04/2009 Tasavvufi Hallerden VECD

4

23/03/2009 Gören Gözle Bakmak

4

23/03/2009 Tevekkül-i Aslî - Ebû Tâlib el-Mekkî (ks)

4

20/03/2009 Eþrefoðlu Rûmî... IÞK

4

18/03/2009 Kendini Bilmek, Allah’ý Bilmenin Anahtarýdýr

4

15/03/2009 Er-Refik Sümme't-Tarik "Önce Arkadaþ, Sonra Yol"

4

07/03/2009 Tasavvufun Merhaleleri ve Mevlânâ

4

04/03/2009 Ölümü Hatýrlamayý Kalbe Yerleþtirmenin Yollarý

4

28/02/2009 Tasavvuf Aleminin Kiþilikleri

4

25/02/2009 Kibir ve Âfetleri

4

21/02/2009 Gönül Âlemi

4

17/02/2009 Tefekkür-i Mevt

4

14/02/2009 Kimlik Arayýþlarý

4

07/02/2009 Evvâh Olan Kullar, Zülcenâheyn

4

06/02/2009 Ýlhamla Öðrenim

4

28/01/2009 O'nunla Olmak

4

19/01/2009 Þekle Aldananlar

4

31/12/2008 Amelsiz Âlimler

4

26/12/2008 Tasavvuf Zühddür

4

19/12/2008 Ölümü Hatýrlamanýn Fazileti ve Bu Husustaki Teþvikler

4

19/12/2008 Gece Ýbadetini Kolaylaþtýran Bâtinî Sebepler

4

18/12/2008 Pirimizden -Kalbin Hastalýðý

4

16/12/2008 Gece Ýbadetine Kalkmayý Kolaylaþtýran Zâhirî Sebepler

4

16/12/2008 Pirimizden -Ölmeden Evvel Ölmek
 
New Page 1
BANT YAYINI

DUYURULAR

8 2012-05-17
Makaleler
Kýymetli ziyaretçilerimiz, Avrupa Ýlahiyat Fakültesi rektörü saygýdeðer Abdullah DEMÝRCÝOÐLU Efendi Hz.lerinin birbirinden deðerli, mana yüklü yazýlarýný sitemizden takip edebilirsiniz.

PEYGAMBERÝMÝZ
HZ.MUHAMMED (S.A.V)

KÂDÝRÎ SÝLSÝLESÝ

GAVSULAZAM
ABDULKADÝR GEYLANÝ HZ.

HACI MUSTAFA
HAYRÝ MALATYAVÝ (K.S)

ABDULLAH DEMÝRCÝOÐLU
HOCAEFENDÝ

TASAVVUF MEKTEBÝ

KERAMETLER VE
MENKIBELER

TASAVVUF YOLUNA
GÝRMEK ÝSTÝYORUM

O ve BEN

SÝZDEN GELENLER

TASAVVUF
KÜLTÜR ve SANATI

KÝTAP TANITIMI

Muhyiddin Ýbn Arabi'nin Günlük Dualarý
Yaþayan Kur'an
Sana Esirim

BÝR AYET

"Andolsun, eðer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattý, güneþi ve ayý hizmetinize kim verdi?" diye soracak olsan mutlaka, "Allah" diyeceklerdir. O halde nasýl(haktan) döndürülüyorlar?"

( Ankebût - 61)

BÝR HADÝS

"Müslüman müslümanýn kardeþidir. Ona zulmetmez, onu (düþmanýna) teslim etmez. Kim, (mümin) kardeþinin bir ihtiyacýný giderirse Allah da onun bir ihtiyacýný giderir. Kim müslümaný bir sýkýntýdan kurtarýrsa, bu sebeple Allah da onu kýyamet günü sýkýntýlarýnýn birinden kurtarýr. Kim bir müslümaný(n kusurunu) örterse, Allah da Kýyamet günü onu(n kusurunu) örter."
Buhârî, Mezâlim, 3; Müslim, Birr, 58.


MÜRÞÝDÝMÝZDEN

Þeytan ve nefis düþmanýnýn en öldürücü silahý "kelime-i tevhid"dir, zikrullahtýr yani Cenab-ý Allah'ýmýzý zikretmektir.

( Abdullah Demircioðlu)

FOTO ALBÜM

ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARÞ
ANA SAYFA  |  HAKKIMIZDA  |  ARÞÝV  |  ZÝYARETÇÝ DEFTERÝ  |  ÝLETÝÞÝM
HOME

desing : canliyayin.org

 2006 © MURÝDAN