Muhabbet; kendi vasýflarýný yok eden aþýðýn, zatý ile sevgilisini ispat etmesidir.
Ýlk dönem sufilerinden olan Beyazid Bistami muhabbet hakkýnda:
“Muhabbet senden olan çok þeyi azýmsaman, sevgiliden olan az þeyi çoðumsamandýr.”
Þibli:
“Kalpte, sevgiliden baþka ne varsa hepsini mahvettiði için muhabbete muhabbet ismi verilmiþtir.”
Muhabbet kalpte tek kendisi olursa muhabbet yüce dereceye ulaþýr. Muhabbetten baþka bir þey bulunursa bu muhabbet olamaz. Bir gönülde iki sevgi bulunmaz.
Yahya b. Muaz:
“Hakiki muhabbet eza ve cefa ile eksilmez, iyilik ve ihsanla artmaz.”
Cüneyd:
“Muhabbet sahih ve kamil olursa edebe riayet þartý ortadan kalkar.” Çünkü resmiyet olunca samimi bir ortam olamaz. Sevgili ile sevilen arasýndaki bað karþýlýklý samimiyet ve sevgiye baðlýdýr.
Haris El Muhasibi:
“Muhabbet, önce bütün mevcudiyetinle bir þeye meyletmen, sonra onu nefsine, ruhuna ve malýna tercih etmen, sonra hem sýrren ve hem de alenen ona muvafakat etmen ve daha sonra ona olan sevginde kusurlu olduðunu bilmendir.” demiþtir. Muhasibi muhabbet ilgili olarak diðer açýklamalarý þöyledir.
“Sevginin aslý iman sevgisidir. Çünkü Allahu Teâlâ, mü’minlerin sevgilerine þahitlik etmiþtir. Allah þöyle buyurur:
“Ýman eden kimseler en çok Allah’ý sevenlerdir.”(1) Þevk ile muhabbeti iliþkilendirerek þöyle devam edecektir. Þeklin nuru, muhabbetin nurundandýr. Fazlasý vedudun sevgisindendir. Kalbde þevkin artmasý, Vedud’un nurundandýr. Eðer Allah kullarýndan birisinin kalbine bu nurun meþalesini yakarsa artýk onun kalbinde bu nurdan baþka bir þey parýldamaz. Bu nuru da amellere itimat duygusu söndürebilir.(2)
Kuþeyri, muhabbetle ilgili þunlarý söyler:
“Erkek bir serçe, diþi bir serçe ile Süleyman'ýn (a.s) camýnýn kubbesinde çiftleþmek istedi, fakat diþi serçe bundan kaçýndý. Erkek serçe diþisine: Neden bu iþi yapmama mani oluyorsun, ben istesem þu kubbeyi Süleyman’ýn baþýna yýkarým,dedi. Süleyman (a.s) serçeyi çaðýrdý ve:
Böyle söylemenizin sebebi nedir? diye sordu. Serçe:
Ey Allah resulü aþýklar sözlerinden dolayý mubaza edilmezler. Hz. Süleyman’da onu tastik etti.”
Þathiyelerden dolayý sufiler kýnanamazlar. Aþk ile sarhoþ olan kiþi dilediðini söyler. Bazý þathiyeler þunlardýr:
“Ben öyle bir denize daldým ki peygamberler onun sahilinde kalmýþtý.”
“Cehennem dediðinde de nedir? Hýrkamýn ucu ile söndürürüm onu.”(3)
(1) Bakara, 165.
(2) Ebu’l -Ala- Afifi, Tasavvuf , s.182.
(3) Beyazid Bistami .