Sizden Gelenler
Adınız Soyadınız :
Ülke :
Şehir :
E-Mail :
Mesajınız
Güvenlik Kodu    

2015-05-11 12:45:32 tarihinde Kerime Soylu tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : iznik
Sâlik her hareketini kitap ve sünnet ile ölçmeli, bundan da öte kitap ve
sünnete sarılmalı, asılda ve fürûda dinin emir ve nehiyleriyle hareket
etmede son derece titiz davranmalıdır. Kitap ve sünnet onun iki kanadı
olmalıdır. Sonra sadâkat ve gayret gelir. Bunlarsız hidayet
düşünülemez.el-Gunye,II/163.
2015-05-11 12:44:04 tarihinde Abdullah Meram tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : ankara
"Bu tarikata nefis ve hevâ ile değil, hüküm ve ilim ile güce ve kuvvete
güvenmeyi terk ederek, selâmete sarılarak, aceleyi bırakarak girilir. Bu
yolda acele ile yürünmez. Onda elden tutan, yol gösteren birine, sabra,
zorluğa göğüs germeye ve mücâhedeye ihtiyaç vardır. Marifet
pâdişahlarıyla arkadaş olursan, onlar sana irfan öğretirler,
ağırlıklarını taşırlar... Muhip isen atlarında yedeklerine alırlar.
Mahbup isen onlar senin yedeğin olur. O zevki tadan bilir. Ehliyetli
kişilerle oturmak bir nimettir. Ağyar, yalancı ve münâfıklarla oturmak
ise bir cezadır. Kendini murâkabe et. Hakk’ın ve halkın hukukundan
nefsine gerekenleri edâ et. Dünyada ve âhirette hayrı istiyorsan, kendi
üzerinde Allah’ın ilmini gözle. Nefsini Allah’ın emrettiğini yerine
getirmeye, nehy ettiğinden kaçmaya alıştır. Onun âfet ânında sabır, kazâ
ve kader ânında rıza, nimet ânında şükür yolunu tutmasını sağla. Böyle
yaparsan engeller önünden kalkar ve Allah ile senin aranda sohbet
(yakınlık, dostluk) kurulur. Yol arkadaşını, yardımcıyı bulursun. Her
nereye dönsen, seni takip eden hazineyi yakalarsın.”el-Fethu’r-Rabbanî,
242.
2015-05-11 12:40:04 tarihinde Sabri Eren tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : tarsus
Allah bes baki heves,
Niyet hayr, akibet de hayr olsun inşallah.
Allah muvaffak etsin, razı olsun.
2015-04-27 09:49:23 tarihinde Enes tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : Antalya
"Hayat iki günden ibarettir. Bir gün senden yana olan gün, bir gün sana karşı olan gündür. Senden yana olunca gururlu ve vurdumduymaz olma, sana karşı olunca da sabırlı ol, zira her iki gün de senin için imtihandır."
Hazreti Ali Kerremallahu Veche
( Allah vechini (yüzünü) mükerrem (şerefli) kılsın )
2015-04-05 16:23:51 tarihinde Hüseyin Bulut tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : trabzon
Hz. Peygamber:

“Kalbimi gaflet kaplar da, günde yetmiş defa Allah’a istiğfar ede­rim”
buyurarak, ümmetine tevbenin önemini bildirir.Kur ân-ı Kerîm’de de tevbe
üzerinde şiddetle durulduğunun pek çok misalleri vardır. Dolayısıyla
Müslüman, her hayrın başı olan tevbeyi dilinden ve kalbinden hiç
düşürmemelidir.
2015-01-15 20:17:14 tarihinde abdulkadir eren tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
DELİ OLMADAN VELİ OLUNMAZ
Deli görüntüsünde meczubun biri camiye girer, belli ki namaz kılacak. Ama oturmaz, meraklı ve şaşkın gözlerle etrafı süzer-dolanır.Bir oraya, bir buraya her köşeye dikkatlice bakar ve hızla çıkar gider..
Az sonra sırtında bağlanmış odunlarla tekrar gelir camiye ve tam namaza başlamak üzere olan cemaatle birlikte saf tutar.. Ama sırtındaki odunlarla güç bela bitirir namazını.
Eğilip kalktıkça yere düşen odunlar, çıkardığı ses vs. derken, tabii cemaat de rahatsız olmuştur bu durumdan.. Nihayet namaz, biter bitmesine ama her kafadan bir ses çıkar.
Herkes homurdanmaya kıpırdanmaya, adama söylenmeye başlamıştır bile.. İmama kadar ulaşır sesler, hafiften tartışmalar…
İmam aynı mahalleden olduğu için, bilir az çok garibin halini, şefkatle yaklaşır meczubun yanına ve der ki:
“Oğlum böyle namaz mı olur, sırtında odunlarla, sen ne yaptın? Hem kendini hem de çevreni rahatsız ettin bak, bir daha namaz kılmaya yüksüz gel olur mu?”
Bunu duyan meczub melül-mahzun, ama manalı bir bakışla sorar “Âdetiniz böyle değil mi?” “Ne âdeti?!” der Hoca..
Cemaat da toplanmış, merak ve şaşkınlıkla olayı izlemektedir o sıra..
Der ki meczub
“Hocam ben namaz kılmak için girdim camiye, şöyle kendime uygun bir yer ararken içeridekilere baktım, gördüm ki herkesin sırtında bir şeyler var. Zannettim ki adet böyledir, ben de şu odunları yüklendim geldim işte, neden kızıyorsun?
Kızacaksan herkese kız, tek bana değil! Hoca şaşırır: “Benim sırtımda da mı var?” der.. “Evet” der meczub, “Hepinizin sırtı yüklü!”..
Cemaatte ise hafiften “deli işte!” manasına,bıyık altından gülüşmeler başlamıştır..
Meczub bu kez öne atılır ve tek tek cemaati işaret ederek, saf bir çocukça, heyecanla bağırır:
“Bak bunun sırtında mavi gözlü bir çocuk, bunda kocaman bir elma ağacı vardı.. Bunda kırık bir kapı, bunda bir tencere yemek, bunda kızarmış tavuk, şunun sırtında yeşil gözlü esmer bir hatun, bununkinde de yaşlı annesi vardı!..” Sonra iki elini yanlarına salar başını sallar ve umutsuzca; “ Boş yok, boş yok hiç!..diye tekrarlar. O böyle söyleyince, herkes dehşet içinde şaşkınlıkla birbirinin yüzüne bakar! Aynen doğrudur dedikleri çünkü;
Kimi doğacak çocuğunu düşünüyordur namazda, kimi bahçesindeki meyve ağaçlarını, biri onaracağı kapıyı, diğeri lokantasında pişireceği yemeği.. Biri açtır aklında yiyeceği tavuk, birinin sırtında sevdiği kadın, diğerinde de bakıma muhtaç annesi vardır.Hoca;
“Peki söyle bakalım bende ne vardı?” der, bu kez hoca endişelidir. O da der ki: “Zaten en çok da sana şaştım hoca! Sırtında kocaman bir inek vardı! Meğerse efendim, hocanın ineği hastaymış, “öldü mü ölecek mi?” diye düşünürmüş namazda… “Allah sırtımızdaki yüklerden kurtulmuş bir vaziyette huzuruna kabul etsin inşallah
Harâbât ehlini hor görme Ya gamı şah definelr mâlik viraneler var.” Bildirince bildiren,görür helal lokma yiyen elbet..Allah sırtımızdaki yüklerden kurtarsın.
2014-06-16 21:09:27 tarihinde aysel baydemir tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : çankırı
Hz. Peygamber, Ramazan akşamlarını özellikle teravih namazı kılarak
geçirmiş ve ashabını da bu namazı kılmaya teşvik etmiştir. Hz. Peygamber,
teravihi kimi zaman cemaatle kimi zaman da tek başına kılmıştır. Teravihi
cemaatle sürekli kılmamasının sebebi olarak da bunun zorunlu bir ibadet
olarak yerleşmesini istemediği, zira ümmetine ağır geleceğini düşündüğü
yorumu yapılmaktadır.
2014-03-14 14:02:44 tarihinde seyyah tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : kayseri
android uygulamanızı indirdim çok güzel yardımları geçenden allah razı olsun
2014-03-04 18:46:10 tarihinde mustafa yorulmaz tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : ERZİNCAN
erzincandan selamlar
2014-02-24 16:26:58 tarihinde merve erdoğdu tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : ankara
Ey aşıklar, ey aşıklar; dünyadan göçme zamanı geldi çattı! Kulağım; "Kervan
kalkıyor haberini veren göç davulunun sesini duyuyor! • İşte şimdi,
kervanbaşı kalkmış, her şey hazırlanmış, yükler de develere yüklenmiş; "Ey
kervan halkı; uyanın, kalkın! Ne olur ne olmaz, yollar tehlikelerle dolu;
bize hakkınızı helal edin!" diyor! • Bu hayat yolunda önden arkadan gelen
sesler, göç sesleri, kervan sesleridir; develerin boynundaki çan sesleridir!
Bizden evvel göç edenler, ölüp gidenler olduğu gibi, bizden sonra da dünyaya
gelenler var; bir çok canlar, mekansızlık aleminden gelmede, sayılı
nefeslerini almaya başlamadalar! MEVLANA HZ.
2014-01-03 21:52:18 tarihinde kadir bulut tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : ankara
Rabb’ine dön. Bütün kalbinle O'na koş. Gelecek günü, geçmişin yanına bırak.
Yarının gelmesini düşünme. İşlerini bugünde bitir. Yarın, sabah olduğunda, bu
hayata veda etmiş olabilirsin.
2013-12-02 22:49:12 tarihinde ayşe nur tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : kayseri
Ebu Ümame (radıyallahu anh) anlatıyor: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)
buyurdular ki:"Ben, haklı bile olsa münakaşayı terk eden kimseye cennetin
kenarında bir köşkü garanti ediyorum. Şaka bile olsa yalanı terk edene de
cennetin ortasında bir köşkü, ahlakı güzel olana da cennetin en üstünde bir
köşkü garanti ediyorum."(Ebu Davud, Edeb 7)
2013-11-24 19:29:42 tarihinde meryem öğren tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : ankara
"Âdemoğlu sabaha erdi mi, bütün azaları, dile seslenirler: "Bizim hakkımızda
Allah'tan kork. Zira biz sana tabiyiz. Sen istikamette olursan biz de
istikamette oluruz, sen sapıtırsan biz de sapıtırız!" derler." (Ebu Said-i
Hudrî’den, Tirmizi, Zühd 61)
2013-11-07 19:36:58 tarihinde mustafa YORULMAZ tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : erzincan
Ebu Hureyre (radıyallahu anh)den: "Rasulullah (aleyhissalâtu vesselâm)
buyurdular ki: "ALLAH'a ve ahiret gününe inanan kimse ya hayır konuşsun, ya da
sussun."(Tirmizi, Kıyamet 51)
2013-11-02 23:42:40 tarihinde Gökce Yağan tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : Erzurum
Bütün Müslüman kardeşlerimizin yeni yılını kutluyorum ve hayırlı bir yıl olmasını Cenabı Haktan niyaz ediyorum.
2013-09-30 21:15:26 tarihinde Eren tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : erzurum
Bütün şifa, Hakk’a teslim olmaktadır. Sebepleri bir yana at. Kalbini temizle. Putlar varsa çıkar. Her derdin dermanı vardır. Onu bulmak icap eder. Şifaların en büyüğü, Allah’ın tevhididir. O’nu birlemek iman sahibinin vazifesidir. Tevhid, yalnız dille olmaz, kalple de olmalı… Tevhid ve zühd dille ve dış varlıkla olmaz.

Tevhid kalptedir. Zühd kalptedir. Takva kalptedir. Marifet kalptedir. Hakk’ı bilmek, kalptedir. Allah sevgisi kalptedir. Hak yakınlığı, kalptedir.

Şah Muhyiddin Abdulkadir Geylani k.s /Fethur Rabbani 13.Meclis
2013-09-10 19:35:20 tarihinde şenol tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : gölcük
Eğriliğin koyasın doğru yola gelesin
Kibr ü kini çıkargıl erden nasip alasın
Hz Yunus Emre
2013-08-06 21:42:47 tarihinde özcan atay tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
EsSelamun Aleyküm Ey yazıyı okuyan kardeşlerim.Tarikatlarla Allah'ın rızasının
olduğu suret-ül hayat büründüğümüz gibi dıştanda takva libasını
giymekteyiz.Allah Evliyalar ve Mürşidlerden razı olsun cümlemizi affeylesin.
Ben Esenyurtt Kadiriler Mescidinden Hafız Mustafa Uzgur Efendi Baba
Hazretlerine İntisap oldum.Onun feyiz ve Muhabbetül Duası ile Doğru yolu Zikri
Kelamı ile Hakkı buldum.Allah Razı olsun...

2013-07-20 16:52:40 tarihinde Ahmet Kerem tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : İstanbul
• Bedenin, bu dünyadandır; gönlün de, o dünyadandır! Bedenin dostu heva,
heves, şehvet, hiddettir; gönlün dostu da Hakk'tır! • Senin gönlün, bu dünyada
gariptir; onun da derdi, gamı gariptir! İkisi de ne şu yeryüzündendir, ne de
gökyüzündendir! • Eğer sen canın ve aklın dostu isen, hakiki dosta ulaştın,
canını kurtardın demektir! • Fakat, canın ve aklın dostu değil de bedenin,
heva ve hevesin dostu isen, şu yeryüzünde kalmaya mahkumsun!
Hz. Mevlana
2013-03-23 20:10:44 tarihinde nuhan dogan tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : kayseri
Somuncu Baba

Hamidettin-i Aksarayî hazretleri, Yıldırım Beyazıt zamanında Bursa'da ekmek yapar satardı. Onun ekmeklerini şehir halkı âdeta yağmalarcasına alırdı. Nasıl bir hamur yoğuruyordu da bu derece lezzetli ekmek yapıyordu, bu kimsenin malumu değil. Onun, “Somunlar... Mü’minler...” diye sokak aralarına tatlı tatlı dökülen sesini duyunca, Bursa halkı büyük bir heyecan duyardı.

Böylece Bursa Ulu Camii yapılırken orada çalışan işçilere kendi fırında yaptığı somunları getirir ve dağıtırdı. O küçücük fırında yapılan somunlar işçilere yeter ve herkes o somunlardan rızıklanırdı. Camide çalışan işçiler yemek saatinin gelmesini ve Somuncu Babalarının onlara taptaze, sıcacık ve leziz somunlarından getirmesini dört gözle bekler, öğle saatini kollardı.

Nihâyet Ulu Camii inşaatı bittiğinde; Yıldırım Beyazıt, Emir Sultan Hz.lerine ilk hutbeyi okumasını istirham eder. Emir Sultan Hz.leri, Padişah'a ‘Hamidettin-i Aksaray-i hazretlerinin aralarında bulunduğunu, o varken hutbeyi okumanın kendisine düşmeyeceğini’ söyler. Davete icabet eden Somuncu Baba hutbeye çıkar.

Hutbe'de Fatiha süresinin yedi farklı tefsirini yapar. Tefsir bittikten sonra;

“Fatiha süresinin ilk tefsirini bütün cemaat anlar,

ikinci tefsiri cemaatin büyük bir kısmı anlar,

üçüncü tefsiri cemaatin yarısı anlar,

dördüncü tefsirini cemaatin küçük bir kısmı anlar,

beşinci tefsiri cemaatin çok azı anlar,

altıncı tefsiri birkaç kişi anlar,

ve yedinci tefsiri sadece kendisi anlar.”

Cemaat, Somuncu Babalarının ne kadar büyük bir Allah dostu olduğunu görünce cami çıkışında onun elini öpmek isterler. O mübarek Zat, cemaatin isteğini kıramaz ve Ulu Cami’nin üç kapısından çıkan cemaate elini öptürür. Böylece bütün cemaat Hazret'in elini öpme şerefine nail olur.

Artık dağılmaya başlayan cemaat kendi aralarında konuşurken kendilerinin somuncu babanın elini öptüğünü anlatırken birden farklı kapılardan çıktıkları halde elini öptüklerini anlarlar. Kendilerinin Somuncu babalarının kerametini görünce Somuncu babalarına koşarlar. Oradaki görevi biten Hazret artık gitmiştir. O günden sonra bir daha Bursa yakınlarında görülmez.

2013-03-17 10:01:03 tarihinde zeynel tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
Hükümdarın Niyeti

Adil bir hükümdar olan Nuşirevan, bir gün ava çıkar. Av peşinde iken, muhafızlardan ayrı düşer. Susayan hükümdar, yakınında bir köy görüp oraya gider. Bir evin kapısının önünde durup, içmek için su ister. Evden bir çocuk çıkar.

Kendisini gördüğünde eve süratle geri döner ve bir şeker kamışı parçasını sıkıp, suya karıştırır, bir bardakla onu hükümdara sunar. Hükümdar kadehe bakar ki, içinde toprak ve toz... Yavaş yavaş suyu içer. Sonuna vardığında:

"Güzel ve tatlı su, içinde toz toprak bulunmasaydı!" der. Kız çocuğu:

"Ona toz, toprağı ben kasten koydum" der. Hükümdar:

"Niçin böyle yaptın " diye sorunca, çocuk:

"Seni çok susamış gördüğümden, suyu birden içersin de sana zarar verir diye korktum" der.

Nuşirevan kızın zekâ ve anlayışından dolayı taaccüp ederek:

"Suya kaç şeker kamışı sıktın" diye sordu. Çocuk:

"Bir tane sıktım" diye cevap verdi.

Nuşirevan buna da çok taaccüp etti. Sonra sarayına döndüğünde, o yerin vergi kayıtlarını istedi. Kontrol sonucu, vergisinin az olduğunu gördü. Kendi kendine oranın vergisinin artırılması cihetine gidilmesine karar verdi.

Bir müddet sonra o yere yalnız başına gitti. Aynı kapının önünde durup, içmek için su istedi. Kapıyı yine aynı kız çocuğu çıktı. Kendisini tanıdı. Süratle ona su getirmek için eve girdi. Fakat bu sefer suyu getirmekte geç kaldı. Hükümdarın yanına çıktığı vakit kendisine:

"Geç kaldın" dedi. Çocuk:

"Senin ihtiyacın bir kamış parçasından çıkmadı. Üç kamış parçasını sıkmak zorunda kaldım" diye cevap verdi.

"Bunun sebebi nedir?" diyen hükümdara çocuk şöyle cevap verdi:

"Sultanın niyetinin bozulmasıdır. Biz işitmişiz ki; Sultanın, kavmi üzerindeki niyeti değiştiği zaman, mahsullerinin bereketi gider ve hayırları azalır."

Bunu işiten Nuşirevan güler ve içinde beslediği vergiye zam hususundaki kararından vazgeçer.

2013-03-17 09:33:13 tarihinde hanife tarafından gönderildi...
Ülke : Türkiye
Şehir : istanbul
İzzet-i Nefs Sahibi Bir Zat

Emir İmar b. Hamza, Melik Mansur’un yanına gelir. Mansur onu yanına oturtur. O gün, mazlumların şikâyetlerini dinlediği bir gündür.

İçlerinden bir adam ayağa kalkıp, yüksek sesle:

"Ey Müminlerin emiri! Ben mazlum bir adamım" der. Mansur:

"Sana kim zulmetti " diye sorar. Adam:

"Bana zulmeden İmar b. Hamza’dır. Bu benim tarlamı aldı" der.

Mansur, İmar b. Hamza ya hitap ederek, yerinden kalkmasını ve hasmı ile hesaplaşmasını emreder. Bunun üzerine, İmar b. Hamza:

"Ey mü’minlerin emiri! Eğer tarla onun ise, ben ondan şikâyetçi olmam, eğer benim ise, ben tarlayı ona hibe ettim. Tarla için, mü’minlerin emirinin bana ikram etmiş olduğu yerimden kalkmam" der.

Mecliste bulunanlar, İmam b. Hamza’nın bu alicenaplığına taaccüp ederler.

Tasavvuf Yoluna Girmek İstiyorum
İletişim
Bizimle [email protected] adresine mail atarak iletişim kurabilirsiniz.
Mustafa Hayri Efendi Hz.
"Evlatlarım, yana yakıla Cenab-ı Hakk'ı zikredelim" buyuran MUSTAFA HAYRİ EFENDİ HZ.nin gönlünden, dilinden İLAHİLERİ ve SOHBETLERİNİ sitemizden dinleyebilirsiniz.
İtikâfın Mahiyeti, Nevileri ve Teşriî Hikmeti
Kudüs Davası Yalnız Değildir.
Bir Gün Gelecek - Abdullah DEMİRCİOĞLU
Mezhepler Dinin Kalesidir
Millet İradesine kast eden darbe teşebbüsünü kınıyoruz!
Doğru Söylediyse Kurtuldu
Emaneti Yüklenmek, Abdullah Demircioğlu (İFEG Rektörü)
Beşeriyetin İhtiyaçları; İlim ve K. Kerîm, Abdullah DEMİRCİOĞLU
Duymak ve Dinlemek… Ayşe DEMİRCİOĞLU
Hz. Peygamber, Barış ve Savaş
Meşayihimiz Bizi Yüzümüzdeki Tevhid İzinden Tanıyacaklar 11.11.2018
Mevlid Kandili Hutbesi 17.11.2018
İslamitische Faculteit van Europa - Hadis Dersi 16.11.2018
[ Daha Fazlası ]
Tüm hakları saklıdır 2012 ® MURİDAN
Ana Sayfa Biz Kimiz ? İletişim
Yazılım : Networkbil.net