Şer’i ve zahiri ilimlerde kamil bir âlimden ders okuyup, tahsilini ikmal ettikten sonra
Evet vardır. Ehliyet ve liyakatı ispat eden bir icazetin bulunması gayet güzel bir şeydir. Bâtınî ilimlerde gerekli olan bu husus zahiri ilimlerde de aynen geçerlidir. Ders ve tahsilini okutabilecek ve anlatabilecek derecede ikmal ettikten sonra, bunun üstaddan alınan bir icazet belgesi ile teşvik edilmesi gereklidir.
Eşbah’da şöyle bir hadise nakledilmektedir. İmam Ebu Yusuf, İmam A’zam rahmetullahi aleyh’ den izinsiz olarak-kendi kendisine-, başkalarına ders okutmağa başladı. İmamı A’zam Ebu Hanife o halkaya beş mesele ile ilgili sorular sordurmak üzere bir adam gönderdi. O zat:
a. Bir boyacı, boyanmak üzere kendisine teslim edilen elbiseyi inkar eder, sonra da yerine boyanmış başka bir elbiseyi getirirse bu adam boyama emeği karşılığı ücret almaya hak kazanır mı? şeklinde bir soru sordu. Ebu Yusuf’un kazanır ve kazanmaz diye verdiği iki tür cevaba da yanlış diyen o zat: 《Boyama işi inkardan önce yapılmışsa ücrete hak kazanır. Aksi halde alamaz》şeklinde durumu tavzih edici bir açıklamada bulundu.
b. Namaza farz ile mi, yoksa sünnet ile mi girilir? diye sordu. İmam Ebu Yusuf’ un farzla girilir cevabını yanlış, sünnetle girilir cevabını da yanlış olarak niteleyen o zat: Tekbir almak farz, elleri tekbir sırasında kaldırmaksa sünnettir. Dolayısıyla namaza farz ve sünnetle ikisi bir arada girilir diyerek ikaz edici bir cevap ileri sürdü.
c. Kazanda pişirilmekte olan yemek ve et içerisine ansızın bir kuş düşse, yemek ve o kuş yenir mi? Yenmez mi? Ebu Yusuf’un yenir ve yenmez şeklindeki cevaplarını yanlış olarak değerlendiren o zat: 《Eğer kazan içerisindeki et kuş düşmeden evvel pişmişse, et üç defa yıkanır, suyu atılır ve yenir. Aksi halde ne yemek, ne de suyun yenmez》şeklinde cevapladı.
d. Bir Müslümanın zımmi ve hamile olan hanımı vefat ettiğinde hangi kabri defnedilir? İmam Ebu Yusuf’un müslüman mezarlığına defnedilir cevabına yanlış, zımmiler mezarlığına defnedilir cevabına da yanlış şeklinde cevap veren o zat: 《Hanımın karnındaki çocuğun yüzünün Kıble’ye yönelmesi için, zımmi zevcenin yüzü kıbleye ters gelecek şekilde Yahudi kabrine defnedilir. Zira ana karnındaki çocuğun yüzü annesinin sırtında doğru dönüktür》dedi.
e. Efendisinin izni olmaksızın evlenen ümm-i veled bir cariyenin, efendisinin vefatından sonra iddet beklemesi gerekir mi? gerekmez mi? diye bir soru daha sordu. Ebu Yusuf’un gerekir cevabına ve gerekmez cevabına da yanlış diyen o zat:《Cariye ile yeni evlendiği kimse arasında zifaf vuku bulmuşsa iddet gerekmez. Aksi halde gerekir》şeklinde Ebu Yusuf’u ikaz mahiyetinde cevaplar verdi. Hocasından izinsiz tedrise başlamanın yanlışlığını anlayan Ebu Yusuf, derhal İmam A’zam Ebu Hanife’ ye gelerek yaptığı yanlış davranış ve kusurdan dolayı özür diledi. (Ruhu’l beyan)