Hakkımızda
Muridan — Kadiri-Halisiyye Tasavvuf Portali Muridan

Abdullah Demircioğlu Hocaefendi - Özgeçmişi

Yazar: Editör 5 Ekim 2013 47.618 okunma
Abdullah Demircioğlu Biyografi
Yazı boyutu

Hayatı, İlmî ve Tasavvufî Hizmetleri

Abdullah DEMİRCİOĞLU Hocaefendi, 1949 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde dünyaya geldi. İlk tahsilini köyünde tamamladı. Ardından Trabzon İmam-Hatip Lisesi’nde eğitim gördü. İlim yolculuğunu Kayseri Yüksek İslâm Enstitüsü’nde sürdürerek 1972 yılında buradan mezun oldu.

Henüz üniversite yıllarında iken Niğde’nin Çamardı ilçesinde vaiz olarak görev yapan Hocaefendi, mezuniyetinin ardından Hakkâri’nin Yüksekova ilçesi ile Trabzon’un Arsin ilçelerinde müftülük vazifesini deruhte etti. Böylece ilim tahsili ile başlayan yolculuğu, din hizmetinin farklı sahalarında fiilî bir hizmete dönüştü.

İslâmî ilimler alanındaki tahsilini daha da derinleştirmek üzere Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı İstanbul Haseki Dinî Yüksek İhtisas Merkezi’nin açmış olduğu ihtisas kursuna katıldı. Bu kursu başarıyla tamamlayarak Haseki Dinî Yüksek İhtisas Merkezi’nin ilk mezunları arasında yer aldı.

Belçika’da Başlayan Hizmet Yılları

1980 yılında Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından Belçika’daki devlet okullarında görev yapmak üzere İslâm Din Dersi öğretmeni olarak görevlendirildi. Belçika’da ilkokul, ortaokul ve liselerde yaklaşık on yedi yıl boyunca İslâm Din Dersi öğretmenliği yaptı.

Ancak onun için vazife, yalnızca resmî görevin sınırları içerisinde kalan bir meslekten ibaret değildi. İlim ve irşad hizmetinin daha düzenli, kuşatıcı ve kalıcı bir şekilde yürütülmesi için gayret gösterdi. Bu anlayışın bir neticesi olarak 1980’li yılların başlarında Belçika’da İslâm Hizmet Vakfı’nı kurdu.

Bu vakıf, Belçika’daki İslâmî hizmetlerin daha düzenli bir çatı altında yürütülmesine vesile oldu. Uzun yıllar boyunca bu müessese bünyesinde dinî ve çeşitli sosyal faaliyetler gerçekleştirildi ve bu hizmetler günümüzde de devam etmektedir.

Bu hizmet halkasının devamı ve bir meyvesi olarak 2005 yılında Belçika’da İslâm İlahiyat Fakültesi’ni kurdu. Böylece Avrupa’da yaşayan Müslümanların dinî ilimler alanındaki ihtiyaçlarına cevap verecek yeni bir ilim müessesesinin temelini attı.

Öncülüğünü yaptığı ve kurucusu olduğu İslâm İlahiyat Fakültesi’nde İslâmî ilimler alanında dersler vererek üniversite öğrencilerinin yetişmesine katkı sunmaya devam etmektedir. Bunun yanında tasavvufun mahiyetini, inceliklerini ve insanın mânevî hayatındaki yerini kürsülerden anlatarak insanımızın hidayete, istikamete ve güzel bir kulluk hayatına yönelmesi için gayret göstermektedir.

Tasavvufî Yönü

Abdullah Demircioğlu Hocaefendi’nin hayatında ilim ve hizmet kadar mühim bir diğer husus da tasavvufî terbiyedir.

Üniversite yıllarında tanıştığı ve kendisinden inâbe aldığı, son devrin büyük Allah dostlarından Mustafa Hayri Öğüt Efendi (k.s.), Tarîkat-ı Aliyye-i Kâdiriyye’nin Hâlisiyye şubesinin meşâyıh-ı kirâmındandır, Evlad-ı Resûl'dür, Seyyid Battal Gazi neslinden ve Koca Vaizoğulları ailesindendir.

Abdullah Demircioğlu Hocaefendi, Mustafa Hayri Öğüt Efendi Hazretlerinin mânevî terbiyesi altında yetişmiş ve kendisinden feyz almıştır.

Arif-i Billâh Mustafa Hayri Öğüt Efendi Hazretleri, sağlığında Abdullah Demircioğlu Hocaefendi’ye “Zülcenâheyn” sıfatını vermiş; bu ifadeyle onun zâhirî ve bâtınî ilimleri bir arada taşıyan yönüne işaret etmiştir. Kendisine büyük bir nezaket ve muhabbetle “Müftî Efendi” diye hitap etmiş; zaman zaman kendi emri doğrultusunda ihvanlara sohbet ettirmiş ve bizzat kendisi de bu sohbetleri dinlemiştir.

Mustafa Hayri Öğüt Efendi Hazretleri, Abdullah Demircioğlu Hocaefendi’ye hayatta iken irşad vazifesini sürdürmesi için icazet vermiştir. Böylece Hocaefendi, kendisine tevdi edilen bu mânevî emaneti, ilim ve hizmet anlayışı içerisinde taşımaya devam etmiştir.

Onun tasavvuf anlayışının temelinde ise daima İslâm ve şeriat vardır. Hocaefendi, şeriatsız, yani İslâm’dan bağımsız bir tasavvuf anlayışının mümkün olamayacağını her fırsatta ifade etmiş; tasavvufun Kur’ân ve Sünnet çizgisinden ayrı düşünülemeyeceğini vurgulamıştır.

Bu anlayışını özetleyen en temel ifadelerinden biri “Şeriat, Tarikat, Hakikat, Marifet” dörtlüsüdür.

Hocaefendi, insanın mânevî yolculuğunu anlatırken önce “Şeriat gemisine” binmek gerektiğini; ardından “Tarîkat denizi”nde yol alınarak Hakîkat ve Ma‘rifet ufkuna ulaşılabileceğini ifade eder. Ona göre bu yolculuğun nihai gayesi, kulun Rabbine kulluk şuurunu derinleştirmesi ve Allah’a vüsûl yolunda kemale doğru ilerlemesidir.

İlimden İrfana, Hizmetten İrşada

Abdullah Demircioğlu Hocaefendi’nin hayat çizgisinde dikkat çeken hususlardan biri, zâhirî ilim ile bâtınî terbiyeyi birbirinden ayırmamasıdır. Bir taraftan dinî ilimlerin tahsiline, tedrisine ve yeni nesillerin yetişmesine gayret ederken diğer taraftan insanın gönül dünyasını imar etmeye, mânevî hayatını güçlendirmeye ve tasavvufun hakikatlerini anlatmaya çalışmaktadır.

Belçika’ya geldiği ilk yıllardan itibaren resmî vazifesinin yanında, kendisine tevdi edilen mânevî vazifenin gereği olarak kürsülerden gönüllere hitap etmiş; İslâm’ın ve tasavvufî hayatın güzelliklerini insanlara anlatmak için büyük bir gayret göstermiştir.

Yıllar içerisinde gerek Belçika’da gerekse Türkiye’de onun sohbetlerinden, ilminden ve irşadından istifade edenlerin sayısı artmış; ilim ve hizmet merkezli bu yolculuk, farklı coğrafyalarda insanlara ulaşmaya devam etmiştir.

Onun hayatı, bir bakıma ilimle başlayan bir yolculuğun hizmete, hizmetin ise irşada dönüşmesinin hikâyesidir. Tahsil ettiği ilmi kürsülerde aktarmayı, kurduğu müesseselerle kalıcı hâle getirmeyi ve tasavvufî terbiyenin inceliklerini gönüllere ulaştırmayı kendisine bir hizmet borcu bilmiştir.

Cenâb-ı Hak’tan niyazımız odur ki; Hocaefendi’ye uzun, sıhhatli ve bereketli bir ömür ihsan eylesin, ilim ve irşad hizmetlerini daim ve mübarek kılsın.

Rabbimiz bizleri hidayetten ayırmasın. Hidayet verdikten sonra kalplerimizi eğriltmesin, bizleri dalâlete düşmekten muhafaza eylesin.

Âmin.

Deneyiminizi iyileştirmek için çerezler kullanıyoruz. Detay: Çerez Politikası