Muhterem Hocamız hutbesinde insanın yaratılış gayesini ve gerçek huzurun ibadetle elde edileceğini anlatarak; namazın kötülüklerden koruyan bir kalkan, zekâtın merhamet ve paylaşma vesilesi, orucun sabır ve takva terbiyesi olduğunu; zikir ve tövbenin ise kalbi dirilttiğini hatırlatıp müminin ibadetl..
Muhterem Hocamız sohbetinde, Kur’ân ve hadisler ışığında anne-babaya iyiliğin dinimizdeki yüksek makamını anlatarak; hürmetin sadece itaatten ibaret olmadığını, güzel söz, merhamet, dua ve gönül incitmemekle tamamlanan bir kulluk edebi olduğunu hatırlatıyor...
Kadiri Tarikatı’nin toplu zikir usûlü olan Kadirî devranı, kalbi gafletten uyandırmayı ve ruhu ilâhî huzura taşımayı amaçlar. Halka olarak ve teslimiyet içinde icra edilen bu zikirde, çeşitli esmalar, tevbe, salât-ü selam ve ilâhî sözler tekrarlanır. Bu yol, pîri Abdülkadir Geylânî Hazretleri’ne nis..
Abdullah Demircioğlu’nun bu cuma hutbesinde, Ramazan’a yaklaşırken mescitlerin ehemmiyeti hatırlatılarak Tevbe Suresi 18. Ayet çerçevesinde mescitleri imar eden müminlerin vasıfları anlatılmakta; Ramazan’ın bir fırsat olduğu, camilerin kalbi dirilten mekânlar olduğu, camiye yürüyenlere müjdelenen se..
Abdullah Demircioğlu Hocamız bu çay sohbetinde, hilâlin görülmesi ve kamerî takvim meselesi üzerinden Müslümanların gereksiz ihtilaflara sürüklenmemesi gerektiğini vurgulayarak, sünnet ile astronomik hesabın karşı karşıya getirilmemesi gerektiğini; asıl olanın fitneye kapılmadan basiret ve ferasetle..
Muhterem Hocamızın çay sohbetinde tasavvufun letâif ve incelikleri ele alınmakta; mürşidi Hacı Mustafa Hayri Efendi Hazretleri’nden nakiller yapılmaktadır. Sohbette ayrıca Said Nursî’nin “Zaman tasavvuf zamanı değildir.” sözü üzerine değerlendirmeler yapılırken, tasavvufun dinin kalbî boyutu olduğu,..
Muhterem hocamız, Ramazan-ı Şerif’e hazırlık mahiyetindeki hutbesinde, orucun farziyeti ve hikmeti ayet ve hadisler ışığında ele alınarak onun takvaya vesile bir kulluk şuuru olduğu vurgulandı; Ramazan’ın rahmet, Kur’an, tövbe ve istiğfar ayı olduğu hatırlatılarak gafletten uyanma ve ahiret bilinci ..
Hocamız irad buyurduğu hutbede, Ramazan-ı Şerif öncesi gafleti terk edip ibadete sarılmayı, kabir hakikatini unutmamayı ve “İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” şuuruyla Allah’a dönüşü hatırlattı; Allah’ın ipine sımsıkı tutunup tefrikadan kaçınmayı, namazı huşû ile eda etmeyi, tövbe ve istiğfarı geci..
Bu hutbede Abdullah Demircioğlu Hocamız, cuma hutbesinin namaz hükmünde bir ibadet olduğunu; huşû ile dinlenmesi gerektiğini vurgulayarak, kurtuluşun samimi tövbe ve istiğfarda olduğunu, özellikle Ramazan’a yaklaşırken bu ilâhî fırsatın değerlendirilmesini hatırlatmaktadır...
Abdullah Demircioğlu Hocamız bu çay sohbetinde, insanın amelinden bizzat sorumlu olduğunu, az da olsa devamlı amelin kıymetini ve fertte başlayan bozulmanın toplumu kuşatıp ilâhî akıbeti kaçınılmaz kıldığını hatırlatıyor...
Bu hutbede Abdullah Demircioğlu, İslâm’da sevgi ve saygının aile ve toplum huzurundaki temel rolünü vurgulamakta; Müslümanın ölçüsünün elinden ve dilinden kimseye zarar vermemek olduğunu hatırlatarak takvaya, tövbe ve istiğfara, zikre, duaya ve birlik şuuruna davet etmektedir...
Bu bölümde; zikrin dilde kalmayıp kalpten ve bilinçle yapılması, edep ve huşû içinde ahenkle icra edilmesi, istikrarlı bir zikir hayatının kalbi arındırdığı ve iman–Kur’an çizgisinde velâyet yolunun gayret eden herkese açık olduğu vurgulanmaktadır...
Bu derste; dua, zikir ve salavatla kalplerin hazırlanması, tekbir ve zikirde edep, ahenk ve nefes dengesinin korunması, cemaatle yapılan zikrin huşû, birlik ve kalbî arınmayı güçlendirmesi gerektiği vurgulanmaktadır...
Bu hutbede; insanın acziyetini fark ederek kibirden sakınması, Allah’ın nimetlerine şükretmesi, Kur’an’ı anlayıp yaşaması, amellerinin kayda geçtiğini unutmaması, mümin ahlâkıyla yaşayıp kıyamet ve hesap gününe hazırlık olarak samimi bir tövbeye yönelmesi gerektiği güçlü delillerle hatırlatılmaktadı..
Bu mektup, mürşid ile mürid arasındaki muhabbet ve sadakatin feyizli bir nişânesidir...
Hocamız önce Ebu Davud’un hadisleri toplama titizliğini ve sened zincirinin önemini anlatarak hadis ilminin büyük bir emanet olduğunu vurgular. Ardından “İslam nedir?” sorusuna verilen cevap üzerinden beş vakit namaz, oruç ve zekât gibi farz ibadetleri düzgün yapanın kurtuluşa ereceğini hatırlatır. ..