Hz. Ali’nin Şehadeti ve Vefatından Önceki Son Vasiyeti

Hz. Ali (r.a), 17 Ramazan 40 (24 Ocak 661) tarihinde sabah namazına giderken, daha önce kendisine iyiliklerde bulunduğu Basralı bir Harici olan Abdurrahman b. Mülcem el-Murâdî’nin düzenlediği suikast sonucu şehit edilmiştir.
Hz. Ali başından yaralanınca namazı yeğeni Ca‘de b. Hubeyre’nin (kız kardeşi Ümmü Hânî’nin oğlu) kıldırmasını istemiştir. Eğer ölürse, İbn Mülcem’in kısas edilmesini emretmiş, akrabalarına (Abdülmuttaliboğulları) ise katilinden başka kesinlikle kimseyi öldürmemelerini istemiştir. Oğlu Hasan’a ise ölecek olursa katilinin (kendisine vurduğu) aynı yerine (başına) aynı darbeyi vurmasını, fazlasını yapıp da eziyet etmemesini emretmiş, bunu da Hz. Peygamber’den müsle ile alakalı o anda naklettiği bir rivayete dayandırmıştır.
Cendeb b. Abdillah, eğer ölürse oğlu Hasan’a biat hususunu sormuş, o da bu işi kendilerine (ümmete) bıraktığını söylemiştir. Ardından Hasan ve Hüseyin’i çağırarak onlara Kur’ân, adalet, yetim ve akraba hakkı, güzel ahlak ve ibadet temalı nasihatlerde bulunmuştur. Daha sonra vasiyetini yazmış ve son nefesini verene kadar kelime-i tevhidden başka hiçbir kelam etmemiştir.
Hz. Ali (r.a) Efendimizin Vefatından Önceki Vasiyeti
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın adıyla.
Bu, Ali b. Ebû Tâlib'in vasiyetidir.
O, Allah'tan başka hiçbir ilâh olmadığına, O'nun bir ve ortağı bulunmadığına; Muhammed'in O'nun kulu ve elçisi olduğuna şahitlik ederek vasiyette bulunmuştur. Allah onu hidayet ve hak din ile göndermiştir ki, müşrikler hoşlanmasa da onu bütün dinlere üstün kılsın.
Benim namazım, ibadetlerim (kurbanım), hayatım ve ölümüm âlemlerin Rabbi olan Allah içindir. O'nun hiçbir ortağı yoktur. Ben bununla emrolundum ve ben Müslümanlardanım.
Ey Hasan! Sana, bütün evlatlarıma ve aileme Allah'a karşı takvâ sahibi olmanızı tavsiye ediyorum. Yalnızca Müslümanlar olarak can verin. Hep birlikte Allah'ın ipine sımsıkı sarılın ve ayrılığa düşmeyin.
Ben, Ebü'l-Kâsım'ın (Hz. Peygamber'in) şöyle buyurduğunu işittim:
"İki kişinin arasını düzeltmek, nafile namaz ve oruçların çoğundan daha faziletlidir."
- Akrabalarınızı gözetin ve onlarla bağınızı sürdürün ki Allah da hesabınızı kolaylaştırsın.
- Allah'tan korkun; yetimler hakkında Allah'tan korkun! Onları aç bırakmayın ve yanınızda bulundukları hâlde onları ihmal etmeyin.
- Allah'tan korkun; komşularınız hakkında Allah'tan korkun! Çünkü onlar Peygamberinizin emanetidir. Resûlullah komşular hakkında o kadar çok tavsiyede bulunurdu ki, biz onları mirasçı kılacağını zannederdik.
- Allah'tan korkun; Kur'ân hakkında Allah'tan korkun! Onunla amel etmede başkaları sizi geçmesin.
- Allah'tan korkun; namaz hakkında Allah'tan korkun! Çünkü namaz dininizin direğidir.
- Allah'tan korkun; Rabbinizin evi (Kâbe) hakkında Allah'tan korkun! Hayatta olduğunuz sürece onu ihmal etmeyin. Çünkü o terk edilirse artık size mühlet verilmez.
- Allah'tan korkun; Allah yolunda cihad konusunda Allah'tan korkun! Mallarınız ve canlarınızla cihad edin.
- Allah'tan korkun; zekât hakkında Allah'tan korkun! Çünkü zekât Rabbin gazabını söndürür.
- Allah'tan korkun; Peygamberinizin zimmetinde bulunanlar (koruması altındaki kimseler) hakkında Allah'tan korkun! Sakın onlar sizin aranızda zulme uğramasınlar.
- Allah'tan korkun; Peygamberinizin ashabı hakkında Allah'tan korkun! Çünkü Resûlullah onlar hakkında vasiyette bulunmuştur.
- Allah'tan korkun; fakirler ve yoksullar hakkında Allah'tan korkun! Geçiminizi onlarla paylaşın.
- Allah'tan korkun; elinizin altında bulunan kimseler (köle ve câriyeler) hakkında Allah'tan korkun.
Namaza devam edin, namaza devam edin!
Allah yolunda hiçbir kınayıcının kınamasından korkmayın. Allah, size saldıran ve size haksızlık edenlere karşı size yeter.
Allah'ın size emrettiği gibi insanlara güzel söz söyleyin.
İyiliği emretmeyi ve kötülükten sakındırmayı terk etmeyin. Aksi takdirde başınıza en kötü kimseler yönetici olur; sonra dua edersiniz de duanız kabul edilmez.
Birbirinizle ilişkiyi sürdürün, birbirinize karşı cömert olun. Birbirinize sırt çevirmekten, ilişkileri kesmekten ve ayrılığa düşmekten sakının.
İyilik ve takvâ üzerinde yardımlaşın; günah ve düşmanlık üzerinde yardımlaşmayın. Allah'tan korkun. Şüphesiz Allah'ın azabı çok şiddetlidir.
Allah sizi Ehl-i Beyt hakkında muhafaza etsin ve Peygamberinizi sizin aranızda korusun.
Sizi Allah'a emanet ediyorum. Üzerinize Allah'ın selâmı ve rahmeti olsun.