Muridan
Son Zamanlarda Yitirdiğimiz Duygu Haya

Son Zamanlarda Yitirdiğimiz Duygu Haya

Resûlullah (a.s) buyuruyor ki: "Her dinin kendisine has bir ahlakı vardır. İslam'ın ahlakı da hayâdır."

Nefsin eğitimine ve huy güzelliklerine "edep" denir. Edep sayılan ve Müslümanda olması gereken özelliklerden biri de hayâ yani utanma duygusudur. Dine, ahlâka aykırı bir işten dolayı kalbin darlanması ve sıkıntılanması demektir. Hayâ hoş olmayan davranışların terk edilmesi, iyi olanın tercih edilmesi demektir. Kişinin hem kendine hem de çevresine saygı muamelesidir. Cüneyd-i Bağdadî hayâyı şöyle tanımlamaktadır; "Allah'ın nimetlerini ve kulluk babında yapılan kusurları görerek bunların arasında meydana gelen hâle hayâ denir."

Utanma duygusu insanlarda doğuştan var olan bir haslettir. Hâyâ sahibi insanlar toplumumuzda daima saygı ve itibar görmüşlerdir. Peygamber'in (s.a.v) verdiği habere göre hayâ sahibi olanlar cennete girecekler, çirkin davranışlarla başkalarını rahatsız edenler ise cezalarını çekeceklerdir (Tirmizi, Birr, 65). Hadis-i şerifte, "Hayâ imandandır" buyrulmaktadır. (Buhari, İman, 16). Bu ifadeden maksat, "Hayâ imanın kemâlindendir" demektir.

Hayâ mü'min ahlakıdır. Bu duygudan yoksunluk kişiyi pek çok kötü tutum ve davranışa sürükler. Utanma hissi zayıflamış kişilerin toplumda "haram sınırı" da yıkılır.Hayâsızlık aynı zamanda kişinin imanının zayıf olduğunun da alametidir. Peygamber Efendimiz "Utanmıyorsan dilediğini yap" buyurarak insanlardan utanmayanın Allah'tan da utanmayacağını belirtmiştir (İbn-i Mace, 17).Bu söz insana bir davranış ölçüsü de vermektedir.Kur'an-ı Kerim'de Allah şöyle buyurmaktadır; "İman edenler arasında kötülüğün, hayâsızlığın yayılmasını isteyenler ve sevenler için dünyada da ahirette de elim bir azap vardır (en-Nur, 19).

Edep, kulluk ve tüm güzellikler hayâ ile gelir. Resûlullah (a.s) buyuruyor ki:

"Her dinin kendisine has bir ahlakı vardır. İslam'ın ahlakı da hayâdır."

Tam bir hayâ sahibi olmak için Allah’a inanmak, O’nun emir ve yasaklarını öğrenip yapmak ve O’nun azabından korkmak lazımdır. Bunun için de din, iman ve ahlak bilgilerinin öğrenilmesi ve çocuklara, gençlere öğretilmesi gerekir. Ancak son zamanlarda bu duyguyu toplum olarak yitirdik. Şimdilerde anne babasının yanında bacak bacak üstüne atan, büyüklerinin huzurunda hiç çekinmeden sigara içebilen, her türlü kötü sözü rahatlıkla söyleyebilen bir gençlik yetişiyor. Toplum hayâ duygusundan yoksun olduğu için bu halde.

Hayâ duygusu insanı yanlıştan da uzaklaştırır. Bir gün Abdullah b. Ömer (r.a) koyun otlatmakta olan bir çocuğun yanına giderek koyunlardan birini kendisine satmasını ister. Çocuk satamayacağını koyunların kendisine ait olmadığını söyler. Abdullah b. Ömer (r.a):

"Sahibine koyunu kurt yedi dersin. Böylece para sana kalır." der. Çocuğun cevabı kendisindeki güzel ahlakı yansıtır:

“Sahibime kurt yedi, diyeceğim. Peki, söyle bana Allah bunu görmeyecek mi?” diye cevap verir.

Bizlerde fıtratımızda olan bu güzel duyguyu söz ve davranışlarımıza yansıtarak yaşayalım. Rabbim bizleri katında hayâ eden kullarından eylesin.

zuhurdergisi

Top